Gencdm

Anadolu'yu düşman karşısında vatan müdafaası ederken ve "Allah Allah Allah!" diye hücuma kalkarken işiten altı yaşlı çocuk, daha ergenliği yeni atlatmış haliyle bu defa bizzat kendisi eli kadehli ve ağzı salyalı Avrupalı karşısında mesrurdur, Anadolu'nunsa bu vaziyet karşısındaysa gözü yaşlıdır ve bu defa vatan müdafaası için değil de, batan namusu için hayretle bakarken "Allah Allah?!" demektedir...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ufukların ardından doğan güneş huzmeler gibi endam salan dünün kadını, ufukları bile devirmeye yeltemiş Kemalizm isimli zebellahinin kurbanı olmuştur. Bu zebellahi ki, Devrim isimli kol kuvvetiyle kadını kıvançla soyan ve erkek bakışlarının puanlamasıyla güzelliğini yarıştırsın diye Avrupa'ya gönderen ve bununla tek bir kadını ve onun müşahhas kimliğini değil, bütün kadınlarımıza şamil olarak mücerret kadın kimliğimizi yele veren odur...
Maraş bölgesinde, örtüsüne el atıldığı için tarihimizin kahramanlık hangarından Sütçü İmam namlı bir kahraman damıtan bu mücerret ve asil kadın yokluğa karışmış, yerine bugünün dondurma reklamı çıplak bedeninin kıvrımları üzerinde çekilen ve toptan tüm Anadolu erkekliğini ürkeklik uçurumuna iten müşahhas ve sefil kadın gelmiştir!
Söyleyin; Kurtuluş Savaşı'nın vatanı kurtarmak mükellefiyeti altına girmiş Anadolu erkeğine mühimmat taşıyan ve ıslanırsa hiçleşir diye üzerindeki kazağı mühimmata örten ve haliyle donarak şehit düşen Şerife Bacı namlı mücerret ve asil kadın nerededir, üzerindeki toplam giyeceklerin iplik hacmiyle toplamı dört parmaklık bir yumak eden ve çırılçıplak bu haliyle objektiflere kibirle poz veren, plajlarda gururla dolaşan, balolarda cakayla masa gezinen müşahhas ve sefil kadın nerededir?
Sayfa 128
Dünkü kadın; erkeğin daima mahfaza altında tuttuğu en kıymetlisi, en gizli zulalarında sakladığı şifresi, ruhumun kasasında koruduğu fatihlik külçesiyken, bugün için kadın, erkeğin alelade bir sahiplik hissi ile orta yerde konumlandırdığı eşyası, evinin dış kapısı üzerinde alenileştirdiği numarası ve ruhunun kefenine iliştirdiği mahrumluk yaftası olmuştur! Bunu da güya, kadını en zifiri zindanlardan, en aydınlık saray damlarına çıkarttığı iddia eden Kemalizm yapmıştır.