Baler Talu

‘ve bütün gemileri yakıp yollara düşerdi o hep aynı ıslıkla mutlu muydu, hiç düşünmedi böyle şeyleri umutlardansa nefret etti daima’
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
‘Hırçın bir okyanustur yürek dar gelir ufuk ve mutluluklar çevreni anılarda birer çıban izidir yaşanmaz onların ölgün gölgesinde’
‘O yalnız kaybetmesini öğrendi ömründe avucundan dökülen kum taneleriydi her sey, ne bir serseriydi ne de yılgın bir savaşçı ama kendi kafasıyla düşünen ve hakkında ölüm fermanları çıkarılan biriydi belki Sevince deli gibi severdi pervasız severdi sevince dövüşmek ancak ona yakışırdı ona yakışırdı aşklar ve yolculuklar yoktu bağlandığı herhangi bir şey bulutlar gibi çekilip giderdi seslerin arasından Ne bilir ömrün değerini bir çılgın yalnızca kendini yaşamayı nerden bilebilir ve başarısız eylemler çağında o kaçabilir mi binlerce kez ölmekten’
‘Mekân tutmak ve her akşam aynı ufukta güneşin batışını görmek ölümdür biraz ölümdür biraz hep aynı yatakta aynı kadınla sevişerek sabaha varmak Kitapları hep aynı raflara sıralamak aynı eşyayı kullanmak eskimektir biraz soluk soluğa yaşamalı insan her sabah yeni bir şeyler görebilmeli ve cehenneme dönse de bütün bir ömür, mutlaka bir şeyler değişmeli her/gün’
‘Biraz da serüvendi yaşamak Belki yatkındı büyük yolculuklara ki serüvenler daima büyük aşklar ve büyük yolculuklarla başlar’