Gök

Gök
@Gook
Twitter: gök (@gokcisimcigi) adlı kişiye göz at: twitter.com/gokcisimcigi?s=09
Sosyoloji
Lisans
İstanbul
18 Mart
9 okur puanı
Mart 2017 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Zaman 3( Belki bu An'dır)
Bir hikaye yazmaya oturacağım bir gün. Kendi kalemimle. Kendi hikayemi değil. Masa lambam olacak çünkü; gece olacak. Gündüz yaşanır yazılsın diye gece. Güneş ay'ın şavkını bilmez ayın şavkı seni.. Ama ben yazacağım, yaşadığını. Dünyadan geçişini. Gelişini bilemem. Ama geçerken gördüm seni. Sen avuçlarının içinde tellendirirken zamanı ben oturup seni izledim. Ürperdim. Yerle gök arası değilsin, gelirken de olmamışsın belli geçerken de olmayacaksın. Göğsünün en orta yerinde bir kara kutu. Kurusu bile değmemiş birbirine yaşın cayır cayır yandığı o orta yerde. Sardığın ve sardığını sandığın her şeyin acısıyla bu yüzyılda ödeşmek bedeline kömür karmışsın. Karışsın yeryüzünün tüm insanlığı(!) Yakışır. Yakışacak çünkü tam bir kara karanfil var olacak... Ömrüne açmış üç çiçekten biri... Uyanacak ve olduğu an utanacak sen de biliyorsun. Bildiğini bildiğim için seni yazıyorum. Hikayen gökten elmalar düşmeden çocuklara bahşedilecek. Çocuklar... Bir onlar anlar seni de anlamaz ömrünü, kılı kırk yararcasına üstüne serdiğin sofra bezleri. Bahşedilmeyi sen istemedin. Yine de buna razısın görüyorum. Gözlerini çeperleyen kirpiğinden aldığım yetkiye dayanıyorum. Uyumuyor ve uyanmıyorsun. Bekliyorum ağır aksak çıkılan merdiven başlarını. Damarlanmış kalbinin her bir duvarına çarparak ölmekten korkuyorsun soluk almak dediklerinden. Oysa çatlatacak kadar kaldırımları var kalbinde korktuğun her şeyden.. Güneş batacak aldırma ben yazıyor olacağım ve sen cesur kalacaksın yine de benim kalemimde. Yalnız olmayacaksın. "Tek ama asla yalnız değil" kalacak gözlerin hikayemde. Mor bir sayfa ayırdım bileklerimden artırdıklarımla. Çok yakışan şeylerin en başında gibi çok yakıştı sana. Gerçekten dediğin şeylere daha dikkatli yaklaşacak kadar gerçeklere baktım yakından. Baktım. Yoktular. Hiç. Sen
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Zaman 2
Kasıklarımda çığlık çığlığa ağrımsın bakma öyle dokun yüzüme dünden kalma çocuk ellerinle. Biliyorum senin de derdin uyanmak benimle. İçinden çok kötü bir şey geçecek gibi olsa bile aynayı çevirmeden kendine ta kendisi oluyorsun ayna ayna içinde. Dur. Gidersen dökülecek derisi pullu ruhum. Beyhude konuşturma beni anla işte. Biliyorum derdin uyumak bir gün benimle. Göç etmenin peşini bırakmışsın belli gökyüzüne sol kanadın küsmüş ama birden ayağın kaymış ta neyin içine düşüvermişsin sen böyle? Anlatacak mısın avluda bir gün çocuk ellerince. Saçlarım dağıldı bak, sana çok yakışırdı halbuki. Ben de durmuyor hiç bir şey sen de durduğu gibi... Ay ötede konuşmayı öğrenmiş. Ona da çok yakışırdı anlatmak, dağınık bir kaç saç ile... Göğe saç çizelim mi geceleri? Taç yapmayı iyi bilirsin, bir şeylerin kış halini iyi bildiğin gibi... Gidecek misin? Zamanı değil. Saydın mı saatlerden önce durakları? Bir tanesi denize yirmi yedi adım. Yürürken yirmi yedi tane cümle düşündüm. Sen ne düşünürdün? Hiç. Olsun. Ellerin çocuk senin ve sayılı günlerin... Saçların çok güzel. Sen varken sokak adları ezberledim ben mutluluktan. Olmasaydın da ezberlerdim. Sardunyalı sokakların elbet adı olacak bir gün "Sardunya" çok inandım. Oraya ait ne varsa sende toplanacak. Çünkü tüm ezber sokaklarda ne varsa sen de toplanıyor. Sen topluyorsun adım adım gezgin ruh esintilerini. Bırakma beni. Ben senden de güzel olmak istiyorum ve kalırsam mümkün değil biliyorum. Sen yinede çocuk ellerinle tut beni. Öpecek misin? Bir dakika çünkü bir küçük kız kapıda dans ediyor ya da dans ettiğini sanıyor. Çocuk ayak bilekleri var ; narin. Basınca güzelleştiriyor. Saçlarını gördün değil mi kısa değil baktıkça uzuyor baktıkça çoğalıyor. Hani saç çiziyorduk geceye. Benzesin diye bir küçük dans eden bileğe. Lüle saçları
Zaman 1
Gideceğim ve saçlarım uzayacak. Yine kestireceğim. Kestirmek değil de kırıklarını aldırmak olsun hadi benimki ama yine bir şey değişmeyecek. Kökleri ben de zeytin ağacı kadar... Gideniyim çünkü şehre gelen filmlerin. Ve o koltukta oturup geldiği yerin saçlarını kesenlerin. Herkesin ve herşeyin belki.. Ama dediği gibi Muhsin Ünlü'nün: "Senegalliler dahil değil." Bir hikaye yazmalıyım hint kumaşı üzerine biliyorum. Elleri güzel kadınlar için. Anne kadınlar için baba olup ama baba kalamayan adamlar için... Çünkü kanatlarını kullanmayı bilemeyen kuşlar gibi ben de seni öpeceğim. Buna dünyanın en kısa hikayesi de diyebilirsin. Yine de uzun kalacak. Temmuz'un hatalarına ve Kasım'ın inatçılığına dönüşecek bu hikaye. Zamanın, kaç bulutu saydığınla alakadar bir şey olduğunu anladığında bunu da anlayacaksın. Üzülme ama sanırım hiç anlamayacaksın.