Kim olduğunu ve nereden geldiğini bilmeyen bir halkı nasıl bir değişim süreci harekete geçirebilir? Eğer kim olduğunu bilmiyorsa, olmaya layık olduğu şeyi nasıl bilir?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kaç yetenek daha kendini gösteremeden tükenip gidiyor? Kaç yazar, kaç sanatçı, kaç biliminsanı daha kendilerinin ne olduğunu anlamayı bile başaramıyor?
Sorarak keşfettim. Sorarak ve kendime sorarak; yaşadığımız bu gezegen nereden geliyordu, her dakika otuz çocuğun açlıktan ya da hastalıktan ölmesi için her dakika silahlara bir milyon dolar harcayıp hiçbir ceza görmeyen bu dünya nereden geliyordu? Sorarak ve kendime sorarak: Bu dünya, bizim dünyamız, bu mezbaha, bu tımarhane tanrının eseri mi, insanların eseri mi? Hangi geçmiş zamandan doğdu bu şimdiki zaman? Niçin bazı toplumlar diğer toplumların sahibine dönüştü, bazı insanlar diğer insanların, erkekler kadınların , kadınlar çocukların, mallar insanların sahiplerine dönüştü?
Gerçek aydının görevi pohpohlamak ya da yüceltmek değildir, çarpık gördüğüne karşı çıkmak ve düzeltmektir, dolayısıyla yazgısı çetin, sert, hatta korkunçtur.
...kendi yönelimine göre ortamını kulaçlamanın - ve kurtarmanın - yolu, düşünebilen bireyin kendini sorgusuz sorusuz içine atılmış bulduğu o ortamdaki kökten yalnızlık gerçeğini üstlenerek aydın görevini yerine getirmektir.
"Aydın pek verimli olan yalnızlığının içinde keşfettiği şeyi başkalarına bildirmek durumundadır, kendi çölsü yaşamından, insanlara kendi yalnızlıklarını haykırmalıdır. Aydın olmanın özü çölde haykıran ses olmaktır. "
Aydının varlığı insanları mutlu etmek için değildir, tedirgin etmek içindir.