Bu kitabı büyük bir merakla aldım ve iyi ki okumuşum. Daha ilk sayfalardan itibaren insanı içine çeken, düşündüren ve duygulandıran bir anlatımı var. Geçmişle bugün arasında kurulan bağlar, zaman kavramı ve insanın kendi iç yolculuğu çok sade ama etkileyici bir dille aktarılmış. Okurken hem kendinizden parçalar buluyor hem de hayatın koşuşturmasında unuttuğunuz duygularla yeniden yüzleşiyorsunuz. Dilinin akıcı olması sayesinde sayfalar nasıl geçti anlamıyorsunuz. Manevi yönü güçlü, derin ama asla ağır olmayan bir kitap. Özellikle anlam arayışı olan, kendini sorgulamayı seven okurlar için çok güzel bir eser. Kitabın verdiği mesajlar uzun süre insanın zihninde kalıyor. Kitaplığıma değer kattı diyebilirim.
Sessiz Çığlıklar, adının hakkını veren, insanın içini sessizce sızlatan bir roman. Okurken bazı satırlarda kendimle yüzleştim, bazı bölümlerde durup uzun uzun düşündüm. Söylenemeyenlerin, bastırılan duyguların ve içe atılan acıların bu kadar yalın ama bu kadar güçlü anlatılması beni çok etkiledi. Karakterlerin yaşadıkları gerçek ve tanıdık hissettirdi; sanki herkesin içinde bir yerde saklı duran o ‘sessiz çığlığı’ dile getiriyor gibiydi. Bitirdiğimde içimde derin bir boşluk ve uzun süre etkisinden çıkamadığım bir his bıraktı. Duygusal derinliği olan, iz bırakan bir roman arayan herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.”