.
Kaçıp sana saklanıyorum akşam oldu mu
Sana dokununca mı denizleniyor masa
Senin avcıların mı çok hayvanları kovalayan
Sıkıntımın ormanında?
Üç beş günümüz var şuracığında
Nice oyuncağımızı kırdılar
Biz de güzel çocuklardık bahçelerde
Sularda alabalık
Azla avunmaya alıştık
Ne yapalım paramız yoksa
Şarabımız bitince yağmura çıkarız
Kim güzelleşmiyor öpüşünce.
Ahmet Oktay
.
Parlak gümüşü ile uyanır bir Kürt hançeri! benim o! Sessizliği yontarım, yemyeşil susar bağçe. Vardığım eşiklerde eski bir gün, sana dönerim hırkam ve demir ayakkaplarımla, ey zulmün Şark'ı, ey sevgili fatihlerin kuru kemiklerinde iman; ya peygamber ya da cani.