Graces

Ne kadar uydurma Ne kolay öpüşüyorlar yıllar süren intiharla.
Reklam
Yüzümü kınından çıkaran sensin Pencereyi getiren aklıma Sanki güzmüş Sevecenliğe sarınmak istiyormuş gibi Sanki canım Yüzümü sensin biriktiren kitaplara. Çocuklar sinemada bir atlı alkışlıyor Bu yüzden seviyorum seni
Ey durmayıp ağrıyan kemiği usumun! Uğunursam beni hazdan delirten hayvanın ortasında Ben koşarken derelerde birikirse çocukluğum, Piçliğim birikirse sesimin o hıncahınç boşluğunda Coşkunun en sağlam atıyla geliyorum Sövgüm büyüyor, ağartıyor günümü. TAN! Ölü bir kediyle saçlarımı taramanın vaktidir Sarı bir bilincin ötesini ellemek istemenin Bir üzünç aralığındayız artık TAN! Savulun, çıplaklığım geliyor ardımdan.
Büyücüm, aşkımı dürtenim benim Bir oyun kuralı değiliz artık, sevin.
İşte, zehirli oklar kullaniyoruz o yanıltan savaşlarda. Yıkıyoruz, yaban çiçeklerinin açtığını görüyoruz kıyıda. O kargaşalık içinde ben yıldızlara bakıyorum. Çevresini soğutuyor suya düşen ay. Yıkıyoruz. Yıkmak, kutsal kini yürekli olmanın. İğrenmeden göklere göklere bakmak. Ellerimizi saklamak ellerimizde.
Reklam