Elizabeth ZOTT'un 1960 lar Amerikasında kadın olmak temalı hikayesi. Mükemmel, mükemmel ve yine mükemmel bir kitap. Hikayenin işleyişi, kullanılan dil, olay örgüsü sizinle karakterler arasında muazzam sarsılmaz bir bağ kuruyor. Hikayenin karakterleriyle bütünleşmenizle beraber gülüyor, şaşırıyor, sinirden deliye dönüyor, üzülüyor ve hatta gözleriniz doluyor. Bu tecrübeyi bize yaşattığın için teşekkürler Bir Kimya MeselesiBonnie Garmus
Hidrojen bağı; aralarındaki en kırılgan, en zayıf bağ. Ben buna ilk görüşte aşk bağı diyorum çünkü
iki tarafı birbirine çeken sadece görsel bilgiler oluyor. Siz onun
gülüşünü beğeniyorsunuz, o sizin saçınızı. Ama sonra konuşuyorsunuz ve onun gizli bir Nazi olduğunu, kadıların çok dıdır etiğini düşündüğünü öğreniyorsunuz. Puff. Zayıf bağımız koptu gitti. Hidrojen bağı sizin için budur, hanımlar,; gerçek olamayacak
kadar güzel görünen bir şeyin muhtemelen gerçek olmadığına
dair kimyasal bir hatırlatma.
Sayfa 273 - Altın kitapları, Elizabeth ZOTT·Kitabı okudu
"Ama Mad, hiç böyle aile fotoğrafı olur mu?"
"İşte şu annem," dedi Madeline, Elizabethin sırtını göstererek, "bu Altı Buçuk,'" dedi köpeği gösterip. "Ben annemin karnındayım, işte şurada," dedi tekrar Elizabeth'i gösterip, "babam da
kutunun içinde."
Sayfa 270 - Altın kitapları, Mad ZOTT·Kitabı okudu
Üçüncüsü ise - Boryweitz isimli bir adam- bambaşka bir tavır sergiledi. Aslında bütün işi kendisinin yaptığını iddia etti. Ancak savlarının hiçbirini anlamlı bilimsel açıklamalarla desteklemeyi başaramayınca yönetimdekiler bilimsel
bir ahmakla karşı karşıya olduklarını anladılar. Hastings böyleleriyle doluydu. Hiç şaşırtıcı değildi. Ahmaklar bir şekilde tüm şirketlerde yer buluyordu. Mülakatta iyiydiler.