Biliyor musun biz kurbanlarız sadece. Kaderini kendi yazmaya çalışan zavallı kurbanlarız. Aslında bizi birileri yaralamadı. Hayal kırıklığına uğratmadı. Biz yanlış insanlar üzerine yanlış hayaller kurduk, o kadar." (S:246)
İnsan hayatı Dicle Nehrine benziyor. Hızlı akıyor; hoyrat ve acımasız. Acıları köpürtüyor. Dicle nehri nasıl kayaları parçalıyor, ağaçları yıkıyor, kütükleri söküp geriye sadece ufak parçalar bırakıyorsa; insan hayatı da bittiği zaman elinde hatırlamadığın kısa mutluluklar, acılarını ezberlediğin bir hayat bırakıyor. (S:81)
Var olma sebebimiz neydi? Yemek, içmek, uyumak, üremek ve sanki hiç yaşamamış gibi ölmek olamazdı elbette. Bunların da ötesinde kolayca görünmeyen ve herkesçe bilinmeyen, yaşamın derinliklerinde mana olmalıydı.
(S:214)