Arkamızda şehrin kımıldamalarını ve gürültüsünü bırakırken tek tük yanarak mehtaba selam veren ışıklar, rıhtımdan ayrılan vapuru takip eder gibi bir küçülüp bir büyüyordu. Vapur çalkalandıkça ışıklar birbirine karışıyor, silik, cansız, buğulu bir hâl alıyordu.. (S: 118)
İnsan kaybedince anlıyor ama nafile. Ölüm bir kez gelince bir daha gitmek bilmiyor. Sevdiğin veya nefret ettiğin her neyse artık varlık ve yokluk noktasına iniyor. (S:163)
Birbirinden güzel, edebi değeri olan 21 öyküden oluşuyor kitap.
Her bir öykü, betimlemeleri okurken beni o ruh haline götürmekle kalmadı bir sinema filmi izliyor hissine kapılmama neden oldu.
Gülden hanım, kitabını okuduğum sırada ödül alıyordu. Kendisini tekrar tebrik ediyor, başarısının devamını diliyorum.