Sevtap Eken öncülüğü ile kalabalık bir grupça okuduğumuz bu kitapta; Batman'da yaşayan Üniversite son sınıf öğrencisi Fırat'ın kaçak yollarla Almanya'ya uzanan yolculuğunu gerçek bir öykü gibi anlatmış yazar. Dindar bir genç olan Fırat'ın tutumu, düşünceleri, verdiği ahlak dersleri severek okumamı sağladı.
Çok sevdiği Melek'i kaybetmesi onu nasıl bir yola itecek? Kitabın devamı 2.Perde'yi bekleyip göreceğiz kısmetse.
"Çöldeysen o suyu içmekle içtiğini sanmak arasındaki yerçekimsiz yerdesindir." demişti. "Yavaşlamamalıydım" diye devam etmişti sözlerine. "Dikkatle korkuyu birbirine karıştırmadığında" diyordu, hızlanırmış insan. Düşmekten korkmadan koşuyorsanız çok geçmeden uçmaya başlarsınız, nereye olduğu önemsizdir! (S:16)
Bazen olacakları önceden görürüz. Bir sağırın işitmesi gibi işitiriz, bir körün görmesi gibi görürüz. Zaman geçmişten ve gelecekten kurtulur, koskocaman bir top olup yuvarlanır uzayda. Gerçekler ve sanrılar, hayaller ve rüyalar birbirine girer. (S:157)