Her nefsi davranışlarını aklamak amacıyla dinin arkasına saklananlar,dindarlığın afetiyle yüzleşmemize sebep olur. Oysa din, ”Ben Müslümanım” dediği için birinin bütün hatalarını kapatan bir paravan değildir. İnsanın hatalarıyla yüzleştirip en doğru ahlak ve inanca ulaştıran bir yapıdır. Ne var ki köşe başlarını işgal eden istismarcılar çok uzaktır bu gerçeklere. Onu dinleyenler bu kişileri sorgulamak yerine çoğu zaman çevrelerinden afaroz edilen kaygısıyla itiraz etmezler. Sırf herkes ona tabi oluyor diye hataları görmezden gelinir, yanlışının olabileceğini düşünmek şöyle dursun, muhakkak bir bildiği olduğuna inanılır. Olur da hatası ayan beyan ortaya çıkarsa sırf onu dokunulmaz bir makama oturttukları için günahına sahip çıkmak ya da düşmana pirim vermemek gibi sözde iyi niyetlerle hatalarını örtbas etmek dindarlıktan sayılır.