Dili olsa da konuşsa şu duvarlar. Ama en çok da şu pencerenin camı... En savunmasız halimi en net o gördü. Karşısında defalarca ağladım... İlk başlarda utanıyordum ağlarken kendimle göz göze gelmekten. Zamanla ona da alıştım... Dedim ya dili olsa da konuşsa şu pencere... Nelere şahit olmadı ki ? Mesela ağusta kar yağdı bu eve.Kan çanağı gözlerimle kendime baktığımda bir sabah ,sol kulağımın biraz üzerinde gördüm.Ömrümün ilk karı düştüğünde şakağıma, ben yirmi dokuz yaşındaydım ve seni düşünüyordum...Kaç mevsim değişti şu camın arkasında bilmiyorum. Artık mevsimleri saymayı da bıraktım.