Gülsima

Umut bu, alır gerçeğin ötesine götürür, yol kenarına atar adamı. Dön dönebilirsen.
Sayfa 210
Reklam
Biliyorum, kapılara açılan kapılardan geldim: pişmanlıklardan, ahlar ve keşkelerden... Toparlanmam için demek biraz rüzgâr, biraz kuytu gerekmiş bana. Bunca parçalanış ve yok oluş, acaba niçin? Zorluyorum.
Sayfa 154
Avlulu bir evin rüzgâra açılan kapısı, kapının ardındaki toz ve duman gibi önce savruldum sonra biriktim buraya. Kendimle karşılacağımı ummuştum. Oysa dönüşü imkânsız çıkmaz bir sokakta gibiydim artık. Ne ilerleyebilir ne de geri dönebilirdim. Üstelik kapının da açılacağı yok. Geriye dönsem; annem olur çocukluğum. Adım atsam; ancak susacağım yere varırım.
Sayfa 154
Kimselerin okumaya cesaret edemediği, herkesten daha yalnız bir cümleydim galiba. O kadardım işte.
Sayfa 153
Buz gibi bir ses. Herkes ince bir lehimle bağlıymış herkese. Üşürüm. Herkes herkese tenha ve unutkan. Yorulurum.
Sayfa 153