Gülsima

Yazıyorum. Yazarsam, hem kimseye söylememiş, hem herkese söylemiş olurum.
Sayfa 124
Reklam
Oysa apaçık görüyorum. Erkek olmak baştan aşağı bir acımasızlık meselesi.
Sayfa 95
Sıradan küçük bir kızdım o sıralar. Aklımdan geçenlere akıl sır ermiyordu. Şiddetli bir kurtulma fikri. Çektiğim her acının bedelinin bundan sonra mutluluk olarak ödeneceği, öyle olması, dünyanın mutlaka bir dengesinin olması fikri. Bu fikir çok yanıltıcı olabilir. Hayatınız kadar yanıltıcı. O fikri gerçekleştirebileceğim tüm araç ve gereçlere açıktım. Aşk birinci sıradaydı elbette. Bir deliliğin içinden çıkıp başka bir deliliğe ama çok güzel, çok çılgın, çok heyecanlı bir deliliğe açmak istiyordum kalbimi. O zamanlar bir kalbim vardı. Hazırdım. Kendim kadar sıradan birine aşık olup acılarımı dengelemeye. Bekliyordum. Biliyordum. Gelecekti. Bir denge isterken bir mucize tuttu dünyayı tutan avuçlarımdan. Aşk neydi? Bir duygu, bir fikir, bir oluştan öte, bu zalim dünyaya bir başkaldırış, bir haykırış, bir direniş. Var olduğumuzu ispatlayan tek heceydi. Formülünü çıkartabilirdim başka bir şey düşünebilseydim. Çünkü aşk bilimseldi. İspatlanabilir gerçeklikti. Aşk hayattan alabileceğimiz en büyük intikamdı. Bana yaptıklarının bedelini ancak yeni bir oluşla yeniden ve başka bir ben olarak ödetebilirdim hayata. O zamanlar bir kalbim vardı. Zulüm ne henüz bilmiyordum. Bilmediğim için vardı bir kalbim.
Sayfa 85
Bir erkeğin aşkı çok şaşırtıcıdır. Her zaman öyledir. Nedeni olmadığı gibi bir anlamı da yoktur. Sıradan bir kadına aşık olur ve kayıtsız şartsız kabul eder, o yeryüzünün en eşsiz varlığıdır. Eşsizliği tüm diğer kadınlarla aynıdır. Oysa her kadın başka türlü bir derinlik, başka türlü bir kuyudur. Ve açını iyi ayarlamasını bilirsen her kadın kendi dünyasında çok katmanlıdır. Sırf bir dünya kurabildiği için. Bir dünya kurmayı bildiği için. Belki dünyayı küçük bir avuca sığdırdığı ve avucu erkeğin ellerine sakince bırakabildiği için.
Sayfa 84
Bazı kadınlar aşık olduklarında ne yapacaklarını bilemezler. Aşk onlara göre değildir. Kendilerini akış sahibi sanan bu kadınlar bir anda akla dair ne varsa yitirirler. Duramazlar. Bir dursalar, biraz sakin, kısa bir an bile yeter ama hayır, duramazlar. Ne varsa içlerinde bir an önce, hemen oracıkta öylece uluorta dökmek, bütün duyguları yaşamak, bütün sevişmelerden geçmek ve o dinginliğe varmak isterler. Varılsa oraya dinecek sanırlar tüm endişeleri. Ne yazık, düşündüğümüzden kuvvetli bir zehirdir endişe. Bazı kadınlar aşktan çok endişeyle zehirlenirler.
Sayfa 76
Reklam