Esas nokta doğu ve batı adlandırmalarıyla hayali bir coğrafyaya hapsedildiğimizi ve zihinsel olarak bu coğrafyadan çıkışın Kur'an'ın coğrafya tasavvuruyla mümkün olduğunu görmektir.
Avrupa'yı inşa eden önemli saç ayaklarından birisi olan Hristiyanlığın kökeninin Kudüs olduğunu düşündüğümüzde, Hristiyanlığı batıya ait diyebilir miyiz?
Müslüman toplumlar inançları gereği kendilerini ne Doğuya ne de Batıya hapsetmemelidirler. Zira doğu ve batı kurgusal ve hayali tanımlar olarak vardır.