Bir ulusun bütün bireylerinin ortak bir dil konuştuklarını idrak edebilmeleri için bütün memleketin siyaset ve kültür bakımından belli bir türdeşliğe kavuşması ve bu türdeşliğin bazı kanonik yapıtlarla ifade edilebilmesi gerekir.
Yas, kişinin bağlanma ihtiyaçlarını karşılayan ve dolayısıyla kimliğiyle dünyadaki işlevini bir parçası olan özel bir kişinin yokluğundan kaynaklanan sıkıntı şeklinde ortaya çıkar.
Devam eden bağlar sadece iletişimde olma ritüellerinden ibaret değildir, aynı zamanda ölen kişinin isteklerini ya da değerlerini sürdürmeyi de kapsayabilir.
Yas tutan ve ölümden sonraki hayata inanan insanlarda, kayıptan üç yıl sonra hipertansiyon görülmedi. Bu kişiler sanki bu inançları tarafından korunuyordu.