Kelimeler öyle ağırlaşıyor ki nefes taşıyamıyor
Can öyle ölüyor ki ceset sürükleniyor
Şu an öyle geçiyor ki geçmiş deniyor
Gelecek öyle yakın ki şimdiye karıyor
Ses öyle dinlenmez ki duyulmuyor
Kalem öyle dolu ki yazmıyor
Sözlük öyle anlamsız ki okunmuyor
Hava öyle kirli ki zehirliyor
Düşünce öyle beyaz ki eskiyor
Son öyle bitmez ki kirpiklerimi döküyor
Saat öyle sesli ki kuleler titriyor
Çoğullar öyle garip ki teki anlaşılmıyor
Deniz öyle cimri ki rüzgarı götürüyor
Öyle yorgunum ki dinlenmek kaçıyor
Yağmur öyle yüklü ki toprağı deliyor
Gönül öyle kırılıyor ki makam şaşıyor
Merhamet öyle eziyet ki kıvranıyor
Yolluk öyle taşınmaz ki yolda bırakıyor
Gök öyle dar ki yıldızım görünmüyor
Meryem