Bazen içimde yankılanan bir sessizlik var…
Ne birini anlatabiliyorum ne de sustukça içimde büyüyen o koca boşluğu bastırabiliyorum. “Beklentim yok” derken bile, aslında içimde çağlayan bir umudu susturuyorum. Çünkü biliyorum; umut etmek, bazen en ağır imtihandır. Her umudun sonunda biraz daha eksiliyorum. İçimde bir şehir var, kalabalık ama çok sessiz… Her sokakta bir belki yankılanıyor, her köşede bir keşke oturmuş bekliyor beni. Gözlerim sanki birini arar gibi bakıyor ama kimseyi bulamıyor. Ve işte o an anlıyorum; ben kendimden beklentilerimi bile susturmuş bir yorgunum. Kendime bile anlatamadığım duyguların ağırlığında gülümsemeye çalışıyorum. Çünkü insan bazen gülümseyerek gizliyor en derin çöküşünü. Ama ben yoruldum, hem güçlü görünmekten hem kırılmamış gibi davranmaktan ve en çok da içime sığmayan umutlardan…