1952 yılının 18 Ağustos'unda, NATO'nun Güneydoğu Karargâhı'nı İzmir'de kurduğunu öğrenince sadece Türkiye için değil Yunanistan için de sevindik.
Öyle ya, kuzeyimizde komünist bir ülke vardı ve gerektiğinde ismi SSCB olan bu ülkeye karşı savaşa dostumuz Yunanistan ile birlikte girecektik. Zaten Kore'de sürmekte olan savaşta da bu nedenle birlikte savaşmıyor muyduk?
Birinci Dünya Savaşı üç milyon Osmanlının ölümüne yol açtı. Yunanistan'ın kaybı yüz atmış bindir. 1923 yılında Lozan'da yapılan sözleşme uyarınca, bir milyon iki yüz bin Ortodoks Hristiyan Rum Anadolu'dan Yunanistan'a, beş yüz bin Müslüman Türk de Yunanistan dan Turkiye ye goc etmek zorunda kaldi.
"Baba Venizelos da tıpkı Xanthos gibi üç yol olduğunu düşünüyordu. Birincisi İstanbul merkez olmak üzere Bizans İmparatorluğu'nu ihya etmek. İkincisi, Osmanlı İmparatorluğu'nu Grek kültürünün hâkimiyetine almak ve ekonomisini ele geçirmek. Üçüncüsü, yine aynı işi ama çıkacak fırsatları kollayarak yapmak."
Yorgo'ya, söylediği bu üç yolun da gerçek ötesi bir hikâye gibi göründüğünü söyledim.
"Bir de bu yolda ne çok insanın öldüğünü, sakatlandığını, evini barkını terk edip yabancı diyarlara göçmek zorunda kaldığını düşün..."