Direkler eğik, burnumuz batmış suya
İnsan düşmanın sillesinden kaçar ya
Soluğunu ensesinde duya duya
Ve koşar başını hiç kaldırmadan
Gemi öyle koştu, rüzgar öyle coştu
Kaçtık güneye hiç durmadan
Sevdamız bir uzun bakış
Ey memleket, ey soylu düş
Ömrümüze girip oturdu kış
Bir gül idim derilmemiş
Daha gün yüzü görmemiş
Örselenip kırılmamış
Ne bu sürgün, ne bu gidiş
Ey memleket, sevdalı kuş
Katlimize ferman bu son gülüş
youtu.be/UbJnFnEeBQ8
Bu ne biçim Postacı
Üç defa çalıyor kapıyı
Bu ne biçim kel
Hem merhemi var
Hem sürmüyor başına
Bu ne biçim biçimler
İstediğiniz kadar çoğaltılabilir
Memleket çok müsait buna
Örneğin yeni bir komşu taşındı karşıya
Bir baktım Fahriye Abla!
Kırk yıllık bir rötar yapmış
Erzincan Treni
Ben gelmişim şu yaşıma
O ise şiirdeki yaşından gün almamış daha
Benimki ne biçim hayat
Uymuyor ne gördüklerime
ne duyduklarıma
ne okuduklarıma
Ben ne biçim benim
Ne kendime benziyorum
Ne başkalarına
#MurathanMungan