Şeyma

Heyecanla nefesimi verdiğimde "Sadece seni sevdim," dedi tek solukta. "Sadece sana aşık oldum ve hayatımın sonuna kadar da bunun olacağını biliyorum, senden başka kimseyi istemeyeceğim." Elimi tuttu ardından parmaklarımı dövmesinin üzerine bastırdı. "Geçmişte, şu anda ve gelecekte," dedi tam gözlerimin içine bakarak. "Her anımda," diye devam etti. "Benim tek eşim sensin." Kalbim, göğüs kafesimi kıracak kadar hızlı attığında bayılacak gibiydim. "Benimle evlenir misin Helin Saye?"
Reklam
Gözlerim açıldığında sırtımdaki boşluk uzaklaştı, ikimiz de birbirimize baktık. "Tablo," dedim şaşkınlıkla ve zorlukla konuşarak. "Düştü." Yere baktım, tablonun olduğu yere ve daha fazla şaşırdım. "Sadece düşmedi," dedim. "Kırıldı."
Ve Hayri Albay, hafif ak saçlarına rağmen hala heybetli duruşu ile ortama giriş yaptı. Sakince ona ayrılan yere ilerlemeye başladı. Herkes sessizce onu bekliyordu ki... Bir şey oldu... Ortamda birden bir ses yükseldi. Önce saçma bir kahkaha.Sonra bir şarkı... "Şap, öpeyim mi? İçime de çekeyim mi? Bal akıyor her yerinden, Uf uf! diyeyeyim mi?"
"60 dereceye atınca çekiyor mu?"diye sordum bu seferde. "Bilmem çeker mi?"dedi Murathan."Çeker mi Timur?" "Çekmez ama rengi solar komutanım." "Attın mı lan sen 60 dereceye?"diye sordu Murathan. "Bir kere 90 derecede denedim komutanım." dedi Timur ciddi bir sesle."Hoş olmadı pek. En uygunu 40."
"Hem senin gözlerin Atatürk gibi..." "Atatürk mü?" "Evet Atatürk onun gözleri de senin gibi mavi" "O zaman ben artık ağlamayayım ben ağlarsam Atatürk'te ağlar di mi?"
Reklam