1000Kitap Logosu
Aslı Arslan
Aslı Arslan
Aslı Arslan

Aslı Arslan

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
9.2
1.541 Kişi
3.157
Okunma
497
Beğeni
6,9bin
Gösterim
Unvan
Türk Yazar
Doğum
Mersin, Türkiye, 15 Ocak 1995
Yaşamı
15 Ocak 1995'te Mersin'de doğan yazar, kalemini 11 yaşında keşfetmiş, 17 yaşında internet platformunda yazmaya başladıktan sonra kurguları ve bakış açısı yüzünden ufak bir kesim tarafından tepki toplamıştır. Ne olursa olsun yazmaktan vazgeçmeyen yazar EMARE'de de aynı tepkilerle karşılaştığında kitaplaştırma kararı almış ve yazarlık kariyerinin ilk adımını atmıştır. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi mezunu olan yazar EMARE serisinin ikinci kitabıyla adını iyice oturtmuş, bu yolda emin adımlarla ilerlemeye devam etmektir. Serinin üçüncü kitabını yazmakta olan yazar Eskişehir'de yaşamaktadır.
bluish
Sokak Nöbetçileri'ni inceledi.
720 syf.
·
7/10 puan
"𝐻𝑒𝑝𝑖𝑚𝑖𝑧𝑖𝑛 𝑘𝑖𝑙𝑖𝑡𝑙𝑖 ℎ𝑎𝑦𝑎𝑙𝑙𝑒𝑟𝑖 𝑣𝑎𝑟 𝑐̧𝑜𝑐𝑢𝑘𝑙𝑢𝑔̆𝑢𝑛𝑎 𝑎𝑖𝑡."     Travmalar üzerine kurulu altı hayat. Çocukluklarını yaşayamamış altı genç. Ve en önemlisi yalanlar ile sırlar üzerine kurulu altı hayat.    Yalan nedir? Hayatın vazgeçilmez bir alışkanlığı mi? İnsanların daha huzurlu yaşamak için durum kurtarma çabası mı? Yoksa insanların daha mutlu olacağını sanarak hayatlarını kör bir ışıkla aydınlatmaya çalışması mı?  Hayatımızda belki de yaptığımız en büyük hata, belki de kendimize yaptığımız en büyük kötülüktür yalan söylemek. “Unutma, bir insanın gerçekleri değil, yalanları onun kim olduğunu gösterir.” (sf.355) Yalanlar her ne kadar gerçeğin zıttı olursa olsun insandan bir parça çıkarır gün yüzüne. Gerçeklerin ortaya çıkmasına sebep olur. İnsanların bir parçası niteliğinde olur ve zamanla gerçeklere dönüşür. “Her yalan zamanla gerçeğe dönüşürdü ve her gerçek zamanla bir yalan uğruna hiç olurdu.” (sf.217)   Helin çocukluk travmalarıyla büyümüş, her yaşını bir kabus gibi hatırlayan, çocukluğunu hâlâ içinde taşıyan bir genç kızdır. Çocukluğunda fazlasıyla yara alan Helin, on yedi yaşında Koza tarafından Ekip'e dahil edilir ve  Ekip tarafından Sokak Nöbetçileri’nin yanına bir ajan olarak gönderilir. Sokak Nöbetçileri’nin yanında içindeki çocukluğunu yeniden yaşama fırsatı bulan Helin çocukluğuna dair kilitli hayallerini Sokak Nöbetçileri sayesinde gerçekleştirme imkanı bulur. Fakat bir yandan ona verilen görevle başbaşa kalır. Ya Sokak Nöbetçileri'ni ihanete uğratmayacak ve kendine yeniden bir yaşam fırsatı bulacak ya da kendini güçlü sandığı o insana dönüşecek ve Ekip için yaşama devam edecektir...  “Gideceğim yolların sonunu çok iyi biliyordum ama o yollarda yürürken yaşayacaklarım ve yaşatacaklarım hakkında hiçbir fikrim yoktu.” (sf.14 -Helin) •••   Sokak Nöbetçileri içinde aile sevgisini barındıran beş küçük çocuktan oluşuyor. Çocuk ruhlarını içinde taşıyan beş genç. Birbirlerini her daim bilen, belki de sırlarının, birbirlerinden sakladıklarının olmadığını sanan, birbirlerine her daim güvenen beş kişi:   ▪︎Lider kişiliğiyle, zekasıyla Sokak Nöbetçileri’nin lideri Yankı Sarca, “Yankı Sarca, bütün kötülüklerin sorumlusu kendisiymiş gibi davranıyordu.” (sf.531) ▪︎Garip mizah anlayışıyla, ciddi olmayan kişiliğiyle grubun neşe kaynağı Mutlu Sarca, ▪︎Grubun ışık kaynağı, Mutlu’nun ikizi Işık Sarca, ▪︎İçindeki anne şefkatiyle, sessizliğiyle birçok şeyi ifade eden Lâl Sarca, ▪︎Kimsesiz yaşamıyla, öfkesiyle her ne olursa olsun içinde küçük bir çocuğu barındıran Bartu Sarca.    Ve belki de “Altıncı Sokak Nöbetçisi”, ya da “Sadece Helin". Bu hikaye, bir ihanetin yaşamı, altı küçük çocuğun hayatı ve Sokak Nöbetçilerinin hikayesidir. Kimi zaman insanı güldüren sohbetlerin geçtiği, kimi zaman gözünüzden belki de birer damla yaş düşürebilecek anıların, sırların gün yüzüne çıktığı bir kitap olacaktır. ▪︎Eksi Yönleri▪︎ -Fazla argo kelime içeriyor. - Yazarın anlatımı sonlara doğru belki iyi olabilir ama kesinlikle edebi yönden zayıf bir anlatıma sahip. - Olay ve içsel anlatım birbirini tamamlamıyor, biraz karmaşık, daha güzel bir anlatımı olabilirdi. - Ve tekrar söylüyorum argo kelimeler, küfürler gerçekten rahatsız edici derecede. ▪︎Benim Görüşüm▪︎ Açıkçası çok çok beğendim diyemem ama güzel. Sürükleyici bir anlatımı olduğu doğru, fakat edebi yönden güzel bir dili ve anlatımı yok. Daha çok karakterler ve olay okuyucuyu bağlayacak nitelikte. Karakterlerin geçmişi, yaşadıkları insanlar üstünde bir etki bırakacak derecede önemli bana göre. Okuduğum bazı yerlerde etkilenmediğimi söyleyemem. Peki kesinlikle okunması gereken bir kitap mı? Maalesef, daha güzel bir anlatımı olan, aynı konuları barındıran birçok kitap olduğunu düşünüyorum ama zevk için okumak isteyen varsa da okuma demem.     ▪︎Alıntı Köşesi▪︎ "Nefret berbat bir duygudur, birinden nefret edersen o kişiyi hayatının merkezine koyarsın ve durmadan o nefret için nefes alırsın. Ben ondan nefret etmiyorum sadece onun gibi, ben de onu görmezden geliyorum." (sf.380) "Birisi ölür... Ardından başkaları da ölür, yaşamaya devam eden sadece zamandır." “Bazı ilkler son kez yaşanırdı ve bazı sonlar ilkler kadar acıtmazdı.” “İhanet öyle bir duygu ki son âna kadar vazgeçme lüksünü sana verir.” (sf.190) “Kimse, kimsesiz bir çocuğun uçurumun kenarına nasıl geldiğini konuşmazdı; herkes o çocuğun terk edildiği ânı konuşurdu.” (sf.7) “Çocuklar, acı çektiklerinde bile kalpleri kömürleşmezdi; yine de çiçeklerini büyütürlerdi ve gün geldiğinde kömürleşmiş kalpleri olanlara bile çiçeklerini uzatırlardı, bu çiçeklerin adı merhametti.” (sf.430) "Bütün mutsuzluklarınla, yaşadıklarınla, yaşamak zorunda kaldıklarınla yaşlı bir kadın kadar durgunsun ama bütün mutluluklarınla, yaşayamadıklarınla, heveslerinle beş yaşındaki bir çocuk kadar da umutlusun." (sf.555) <3 #128540224 #128541093 #128542313    
Sokak Nöbetçileri
9.4/10
· 1.818 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
13
218
gece
Sokak Nöbetçileri'ni inceledi.
720 syf.
·
27 günde
·
Beğendi
Sokak lambası...
İhanet sizin için nedir? Ya da şöyle sormalıyım ki, İhaneti affedebilir misiniz? Kitabın bir bölümünde Helin ve Yankı ‘nın konuşmasında ihanet şöyle anlatılıyor; Hiç birine ihanet ettin mi yankı ? +Ettim. Kimdi? + Canım gibi sevdiğim bir yoldaşım. Yol arkadaşım.. Nasıl hissetin ? + İçimde iki insan var gibi, İkisi de bana hükmediyor gibi. Kendi ihanetini affettin mi ? Bu zordur. +Ben kişiyi değil, ihaneti affetmem.. Kendi ihanetimi de affettmedim Helin... İşte ihanet acımasızlıktır.. Kitap sokak nöbetçilerin yanına ajan olarak gönderilen Helin Aktan ama çocukluğunun da iyileşeceğini bilemeyen sadece helin.. Öncelikle kitapla bir kitapcı da karşılaştım ve bu size komik gelebilir ama sanki beni al oku der gibiydi… Ama haklıydı çünkü kitap da okuduğum her cümle , her bir yalnızlık ve her bir acı sanki beni anlatıyordu... Ama kitap'ın en çok öğrettiği şey onların değerleri.. Helin ' in o pes etmeyişi, Yankı'nın her zaman başka bir yol vardır demesi, Işığın her şeye rağmen ayak da dim dik duruşu ,Lal' in o anne şefkati ve Mutlu'nun adı gibi insanları mutlu edişi.. Karakterler çok şey anlatıyor.. Ama en çok da o dostluğu, birbirine bağlılıklarını... Artık o kırmızı ışıklı oda yok.. İhaneti sadece bir kişi biliyor.. Aşk yanı başında.. Kitap okuyup okutulmalı diye bilirim.. Biz insanlar farklıyızdır.. Hayat ise acımasızdır bizlere.. Öncelikle şunu diye bilirim ki hiçbir zaman pes etmememiz.. Her ne yaşarsak yaşayalım her şeye rağmen ayakta dim dik durmamız gerekmektedir… Bazen öyle bir şey olur ki o sokak da sıkışıp kalırız bir yardım beklesek bile o yardımı bulamayız.. Ama bazen öyle bir şey olur ki o sokak da kendimiz için bir çıkış yolu buluruz.. Unutmayın bu hayata yalnız değiliz, elbet karşımıza bizi iyileştiren ya da bizi kurtaran biri çıkacak dır değil mi.. Yankı ‘nın bir sözü vardır ; ‘’ Her zaman başka bir yol vardır. ‘’ Unutmayın her zaman yaralarımız olsa da ayakta duramasak da canımız yansa da her zaman başka bir yol vardır.. Ben gece bu benim ilk incelemem umarım beğenirsiniz. Şimdiden kitap için iyi okumalar dilerim
Sokak Nöbetçileri
9.4/10
· 1.818 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
20
251
İpek
Sokak Nöbetçileri'ni inceledi.
Kitap yeterince cringe değilmiş gibi sonlara doğru daha da fazla cringe olmaya başladı ve yarım bırakmak zorunda kaldım. Son 10 bölümüm daha kalmıştı, neredeyse bitiyordu ama danayamadım. Hatta kitapta 3 kere falan ağladım ama duygusal veya etkileyici olmasından değil ana karakterin kendini rezil edip benim cringe damarımı patlatmasından. Ana karakter Helin ezik sümüklünün tekiydi. Her fırsatta onu ezmelerine rağmen hâlâ onlara iyi davranıp suçu kendinde buluyordu. Habire ağlayıp kendini küçük düşürüyordu. Yok kendini vurmalar, yok bi o tarafa bi bu tarafa bayılmalar. Drama Queen resmen. Mutlu ve Bartu tam nefretlik karakterler zaten. Bartu efkarlı, nargileci kronun teki. Mutlu dünyanın en iğrenç karakteri. Kitabın içine girip suratının ortasına bir tane yapıştırasım geldi. Mutlunun olduğu bölümler silinse kitaba +5 puan verirdim. O derece sinir bozucu bir karakter. İkisi bir araya gelince ağızlarından argo ve küfür eksilmiyor. Ettikleri küfürler yerinde ve komik olsa birşey demeyeceğim ama bir süreden sonra aynı şeyleri tekrarlayıp mide bulandırıyorlar. Mutlu'nun bulunduğu yerlerden birine bile gülen varsa acil beyin emarı çektirsin. Zaten yazarda bir kendini tekrarlama sevdası var ki anlatamam. Kitap 720 sayfa olsun diye kendinden geçmiş. Boş yaptığı ve kendini tekrarladığı yerleri atsan zar zor 300 sayfa kalır. Her bölümün başında olan Helin'in "her zaman aynı" ama olaylara göre şekil değiştiren aptalca düşünceleri de gına getirdi. Sırf uzatılmak için yazıldığı çok belli oluyordu. Yahu biz her bölüm başı aynı şeyi okumaktan sıkıldık sen yazmaktan sıkılmadın bre kadın. 1 puanı da Yankı ile Helin'in ateşli sevişme sahnelerine verdim.
Sokak Nöbetçileri
9.4/10
· 1.818 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
19