Mahkûmiyet

Beyaz Leke

Aslı Arslan
Tahmini Okuma Süresi:
21 sa. 39 dk.
Sayfa Sayısı:
764
Basım Tarihi:
12 Mayıs 2024
Yayınevi:
İndigo Kitap
ISBN:
9786256772557
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Bizimle alay mı ediyorsunuz?
1/10
·764 syf.··
2024 6. kitabı
Aslı Arslan’ın Beyaz Leke kitabı, sadece zamanınızı boşa harcamakla kalmıyor, aynı zamanda mantığa meydan okuyan bir karmaşa sunuyor. 2027 yılında geçtiği iddia edilen bu hikaye, okuyucuyu bilimkurgu ya da distopya atmosferine çekmek bir yana, sürekli "Bu nasıl olabilir?" sorusuyla baş başa bırakıyor. Örneğin, ana karakter Eftalya’nın her gün gidip geldiği bir örgüt evinin devlet tarafından tespit edilememesi kadar komik bir detay daha zor bulunur. 2027 yılındayız, yani teknoloji çağının zirvesi. Ancak Arslan’ın hikayesinde, devletin temel takip yeteneklerinden bile yoksun olduğu ima ediliyor. Daha da saçma olanı, araçla kaçış sırasında havadan bir takip düzenlenmemesi. Bu, günümüz standartlarında bile kabul edilemez bir hata. Hikayede ciddiyet arıyorsanız, yanlış yerdesiniz. Devlet büyüklerinin katıldığı bir davette, bir hakimin öldürülüp kimliğinin bile tespit edilememesi başka bir mantık felaketi. Bu olay, sıradan bir polisiye dizisinde bile daha iyi işlenirdi. Ancak bu kitapta, temel gerçeklik algısı bile çiğnenmiş durumda. Hikayenin absürtlüğü bununla sınırlı değil. İşkenceyle kolu kesilmiş bir karaktere "protezin hemen tedarik edilmesi" gibi inanılmaz detaylarla karşılaşıyoruz. Ayrıca, takip çipi gibi modern teknolojik unsurların hikayeye katılması güzel bir fikirken, "idamdan önce çıkarılması" gibi bir saçmalıkla bu fikir yerle bir edilmiş. Hangi mantık, çipi idam öncesinde çıkarmayı gerektirir? Bu, sadece kötü bir yazım değil, aynı zamanda okuyucunun zekasına hakarettir. Tüm bu mantık hatalarının üzerine, ülkedeki en önemli mahkumun avukatının kimse tarafından ciddiye alınmaması, savcının bile durumdan bihaber olması gibi trajikomik detaylar ekleniyor. Hapishane sahnelerinde mahkumların her gün işkence gördüğü anlatılırken, aynı hapishanede mahkumlara kek
1000Kitap
Beyaz LekeAslı Arslan · İndigo Kitap · 20246,2bin okunma
7/10
·768 syf.··
2023 28. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2023 00:00
begenmedigim seyler vardi diyip gecmis olmamak icin yaziyorum. begenmedigim major bir iki konu: 1. eftalya'nin "konuskanligi"nin yansitilma seklini begenmedim sahsen. kendim asiri konuskan biriyimdir ama bana gercekci hissettirmedi. cok konusunca olan ve burada farkli yansitilan noktalardan bahsetmek istiyorum ☆eftalyanin konusmasini yazarak ifade ettiginde bir paragraf uzun gelebiliyor ama konustugunda o maksimum bir dakika surecek bir sey, bence cogu insana da o konusulanlar seslendirilse "cok" gelmez hatta. hadi diyelim tamam geldi, bir yerde (tam hatirlamiyorum) bir paragraf vs konusuyor tugay da onu dinliyor falan ve yarim saat mi ne gecmis oluyor (yanlis hatirliyor olabilirim) kusura bakma asko ama o kadarcik konusmayi yarim saatte yaptiysan tavsan-kaplumbaga hikayesindeki kaplumbaganin yuruyusunden daha yavas konusuyorsun demektir. ☆cok konustugunu anlatmak icin o kaadaarr vurgulamis ki gosterecegine anlatmis bence. gina geldi bi noktada. ☆bi de bunun ilgi ve alakasi yoktur belki ama cok konusmak travma dumping demek degildir cildirdim yani. bi de bunlari soyleyis sekline cok sinir oldum. travma denen sey bu kadar kolay dile getirilemiyor bence... tamam belki guvendigi biri fln diyedir ama farkinda olmadan soyluyor gibi ve gercekci degil. ornek vereyim: (kitapta gecen bir sahne fln degil tamamen abartilmis ve oyle komik olmayan ama komik olsun diye yazilmis bir versiyon) "aa bak ciceklere cok guzel degiller mi?? annem de bi kere bana dogum gunumde cicek hediye etmisti cok sasirmistim cunku annem benden nefret eder,, sonra ortaya cikti ki cicegin kokusu zehirliymis oleyim diye yapmis... neyse bak su cicek mor!!!" 2. cok konusmasini geceyim simdi. bi de seyi diyecegim (bu galiba ikinci kitapta oluyor ama dedigim gibi wattpaddeki halini okudum o yuzden toplu
Beyaz LekeAslı Arslan · İndigo Kitap · 20246,2bin okunma
Bu kitap distopya türüne bir hakaret
(Spoiler içerir ama bence yine de okuyabilirsiniz çünkü bu kitabı okuyarak zamanınıza yazık etmenize gerek yok) Adını ilk duyduğum zamandan beri ön yargılı olduğum o kitaba bir şans vermeye karar vermiştim. Daha doğrusu bir şans vermekten çok abartıldığı kadar iyi mi, gömüldüğü kadar kötü mü yoksa bu ikisinin arasında mı görmek istemiştim. Aynı zamanda okurları öyle editler yapıyorlardı ki gerçekten de ağır ve etkileyici bir kitap olduğunu düşünmüştüm. Bu yüzden kitabı okudum ama sonuna kadar dayanamadım, hatta bazı yerleri atladım. Okunacak gibi değildi cidden, en azından benim için. Şimdi okuduğum yerlerde beni rahatsız eden şeylerden ve kitabın büyük kısmını oluşturan mantık hatalarından bahsedeyim. Giriş bölümünde Eftalya ilk defa birini öldürüyor. Nefesini tutuyor, elleri buz kesiyor, sonra titriyor, midesi bulanıyor falan... Ama nasıl oluyorsa iki dakika içinde toparlanarak ödül almaya gidiyor??? İki dakikadan bile az hatta. İlk cinayetini işlemiş birinin bu kadar kolay toparlanıp bir de sahneye ödül almaya çıkması bana haliyle garip geldi. Adam bir hakim ve Eftalya da adamı Krallık yanlısı olan ve önde gelen avukatların, savcıların, hakimlerin olduğu çok önemli bir davette öldürüyor ama nasıl oluyorsa yakalanmıyor. Kamera kayıtları nerede? O sırada o tarafta başka kimse yok muydu? Hadi yoktu diyelim, kimse onu tuvaletlere giderken veya çıkarken görmedi mi? Hadi kimse de görmedi diyelim, oraya giderken GÜVENLİKLERİN YANINDAN GEÇTİ. Bu adamlar hiçbir şey hatırlamıyor mu? Koruması Sinan da adamları o sırada bayıltıyor ama onu da nasıl kimse görmüyor anlayamadım :D. Birinci bölümde BL yanlısı (elbette Krallık karşıtı) insanların kendilerini savunmak için ellerine para geçtiğinde ekmek falan almak yerine silah temin ettiklerini söylüyor. Hemen sonraki sayfada o
Beyaz LekeAslı Arslan · İndigo Kitap · 20246,2bin okunma
Puan vermedi·764 syf.··
2024 47. kitabı
Yeni nesil yazarlardan olan birini okumak için bu yola başvurdum :) Kitabın var olan sisteme baş kaldırma niteliği taşıdığını düşünerek aldım ama bu tema arka plana atılıp Eftelya ve Tugay karakterlerinin sevgi yumağı olmalarının ön plana çıkarılmasını pek sevemedim. Ayrıca bazı olayların zorlama bir şekilde denk gelmesini anlayamadım. Karakterlerin geçmişi bir birine bağlansın diye bazı olaylar da absürtlük olduğunu düşünüyorum. Kitabı genel olarak aşk kitabı olarak düşüneceksem güzel bıcır bıcır bir kitap olmuş ama baş kaldırı için biraz daha yavan geldi. Marco'nun mandalina alışkanlığı gibi bazı karakterlerin alışkanlıkları eğlenceli olmuş. Kitap elinizde var ise okuyun yoksa bekleyebilirsiniz.
Edebiyat
Beyaz LekeAslı Arslan · İndigo Kitap · 20246,2bin okunma
Beyaz Leke
3/10
·764 syf.·
2025 27. kitabı
Ben bu kitabı neden okudum? Çünkü benim bu kitabı okumamı ve yorumlamamı isteyen hayali bi kitlem varmış ben de demişim ki madem çok istiyorsunuz final dönemimde 750 sayfalık kitabı okuyayım zaten zamanım bol:)) dermişim.. şaka şaka merak ettim çünkü uzun soluklu bir kitap okumayalı bayağı zaman olmuştu ve hakkında çok iyi yorumlar vardı, ben de ön yargılarımı bir kenara bırakmaya değer diye düşündüm. Ama değmedi tabii ki:) gelelim yorumlarıma: Şimdi sevmediğim şeylerden başlayacağım, kitap bir distopyada geçiyor aslında. Bundan yıllar sonra insanların düşünce özgürlüğünün kısıtlandığı, sokakta kadınların özgürce yürüyemediği, düşünce suçlularının hapishaneleri doldurduğu bir düzen. Kraliyet yanlıları zengin zengin yaşarken sokakta insanlar aç falan. Böyle devam edersek göreceğimiz günler aslında. BL denilen bir örgüt var bir de yavaş yavaş insanların zihnine giren, devrim yapabilecek bir örgüt. Baş karakterimiz avukat Eftelya, hapishaneye babasını ziyaret etmeye gittiği bir gün suç kralı (BL örgütünün kurucusu) Tugay ı görür ve Tugay ondan avukatı olmasını ister. Olaylar burada başlıyor. Şimdi ilk olarak şunu söylemeliyim ki eğer böyle bir kitap yazacaksanız biraz daha düşünerek yazmalısınız çünkü kitapta çok fazla mantık hatası olduğunu düşünüyorum. İlk olarak yaşadığımız her gün öyle şeylere maruz kalıyoruz ki, hiçbir suç işlemeyen onlarca insanın pat diye gözaltına alındığını görüyoruz. Ama nedense bu Tugay denen adam KOSKOCA ÖRGÜTÜN KURUCUSU olduğunu söylemesine rağmen bir türlü kanıtlayamıyorlar. Adam başkanı telefonla arıyor seni öldüreceğim diye tehdit ediyor, hayır teknoloji de bu kadar gelişmiş telefon görüşmesinin kaydı mı yok... gardiyanı öldürüyor hücrede, ama zeki avukatı onu savunurken kanıt yok diyebiliyor. Dostum.. MADEM BU ADAM ÇOK TEHLİKELİ BİR
Beyaz LekeAslı Arslan · İndigo Kitap · 20246,2bin okunma
7/10
·764 syf.··
2024 847. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2024 13:50
Başarılı avukat Eftalya, yasaklı bir kitap okuduğundan hapisteki babasını kurtarmaya çalışıyordur. Bunun için elini kirletmekten çekinmiyordur. Ve bir gün babasını hapiste ziyarete gidince orada mahkum olan biri de kendisine bakıp duruyordur. O kişi de Tugay Demir Çeviker'dir. Bakalım neler olacak. Yazacak söylenecek çok şey varda üşeniyorum yazmaya ama tek bir şey diyeceğim. Ikilinin arasında ki olan o romantik şeyler bana hiç geçmedi. Yani o kısımlarda etkilenmem gerekirken dümdüz okudum şahsen. Bir de spoiler; Bunlar çocukluktan beri karşılaşmışlar ama hatırlayan tek kişi Tugay, Eftalya hatırlamıyor ya da hatırlamak istemiyor. Ve Eftalya ikinci lider oluyor tam o noktadan sonra yaptığı şeyler bana aşırı itici geldi nedense. Böyle olsun şöyle olsun, kardeşinizin yanına götür diyor ( yeri gizli bu ara da kimse bilmiyor iki kişi dışında) neyse gidiyolar. Ama yanlarında Defne'mi ne var bu sefer de Giray'a diyor ki kardeşinin yerini değiştirin ne olur ne olmaz. Niye en başta gittin ya yavrum, gidecen madem bunu Giray'la tek olduğunuz zaman konuşsaydın ya. Neyse daha çok yazarsam kitabın hepsini yazmış olacağım. O yüzden okuyacak olanlara şimdiden iyi okumalar.
Beyaz LekeAslı Arslan · İndigo Kitap · 20246,2bin okunma
7/10
·764 syf.··
2024 31. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2024 18:15
konusu sayesinde büyük bi hevesle başladığım kitap. bu jenerasyonun bu kadar fazla okuduğu bir yazarın böyle cesur bir kitap yazabilmesini acayip takdir ediyorum. kitapta geçen birçok düşünceyi beğendim. sol sağ metaforu çok hoşuma gitti. yazım dili de fena değil ama sanırım benim için bir tık fazla arabesk. karakterlerin geçmişlerini tanımayı falan seviyorum ama bu bir kurgu bile olsa sadece acı ve dramdan oluşan fantastik derecede kötü hayat hikayelerinin olması bana çok keyif vermiyor açıkçası. hem gerçekçiliğini yitirmesinden dolayı hem de bir noktadan sonra okurken çok boğuluyorum. eftal'in karakter gelişimi fena değildi, ama tugay'ın genel olarak karakteri olmamış bence aismşwnsşam yani hem fazla karikatürize hem de eftalya'ya karşı hislerinde tutarsızlıklar olduğunu düşünüyorum şahsen. bi de ben artık şeyden sıkıldım ya karakterler aslında birbirlerini çok önceden tanıyormuş da sonradan birbirlerini bulmuşlar da amaan kusucam artık bu konudan yeter yani. aralarındaki romantizm de bana hiç geçmedi açıkçası çoğunlukla bir şey hissedemedim onların sahnelerinde mlsf. sinan ve eftal bile daha heyecanlı bi ikiliydi bence ŞWNELWMWLM bilmiyorum çok büyük potansiyeli varmış da oldurulamamış gibi bir kitap. yine de mesela adnan atalar subplotu müthişti, beni kitapta en çok etkileyen karakter o oldu. örgüt sahneleri zevkliydi, o yüzden hiç beğenmedim dersem çok büyük yalan olur zaten düşük bir puan da vermedim. yine de karakterler ve aralarındaki ilişki beni tatmin etmedi diyebilirim :(( ayrıca çok rahat en az 200 sayfa daha az olabilirdi niye bu kadar uzatmayı seçiyor bu kadın kitaplarını anlayabilmiş değilim
İnceleme
Beyaz LekeAslı Arslan · İndigo Kitap · 20246,2bin okunma
2/10
·%42 (325/764 syf.)·
Beyaz Leke Kitabı bitirebilirim sandım ama bu kadar sabredebildim. Bazı mantık hataları resmen okuyucuya hakaret gibi. VE GERCEKTEN memleket o haldeyken karakterlerin aşık olması ve cıvık cıvık hareketleri o kadar saçmaydı ki amaçlarını unutmuşlardi resmen. Aşk salaklaştırmış karakterleri. Ama tahammülümü bitiren şey Marco karakteri oldu ????? Yazar hanım hayatında hiç asker görmüş mü acaba? Çünkü yazdığı Marco karakteri ciddiyetten son derece uzaktı. Ve ben görev başında böyle laubali konuşan bir asker olacağını sanmıyorum ki bu adam sözde timin başıydı :D Son olarak her yerde yeşil göz görmek de midemi bulandırdı ihsjhwhihiw evet canım etrafımızdaki 10 kişiden 7si yeşil gözlü :d Son olarak ekleyeceğim şey: konu ilk başlarda güzel görünebilir ki bence güzel bir konusu var ama böyle iyi bir konuyu mahvetmekte emek ister. O yüzden tebrik ediyorum yazarı
1000Kitap
Beyaz LekeAslı Arslan · İndigo Kitap · 20246,2bin okunma
10/10
·768 syf.··
2024 68. kitabı
Beyaz Leke | Kitap Yorumu • Selamlar! size bu yılın favorileri arasına giren o kitap ile geldim. Dikkat kitabı okurken kitabı görmeyecek kadar ağlayabilirsiniz. Aslı’nın neredeyse tüm kitaplarını okumuş biri olarak zaten kalemini seviyorum. Sokak Nöbetçilerini okurken daha iyi benimseyecek bir kurgu sanırım gelmez diyordum ama Beyaz Leke bu görüşümü yerle bir etti. -Zaten dönüp baktığımızda kitabın yerle bir etmediği görüş yok.- Kitabın iki bölümünü online platformdan okudum ama sonrasında kitaptan okumaya karar vererek bırakmıştım ki iyi ki bunu yapmışım. Kitabın konusundan kısaca bahsedecek olursam; sene 2027. Açlık, krallık karşıtı olan insanların ölümü, masum insanların ölümü, fikir özgürlüğünü sunan insanların katledilişi ve onlara yapılan işkenceler ve bunların arasında BL Örgütü. Saydığım kötülüklerin bunlarla bittiğini düşünmeyin, kitapta alt mesaj olarak verilecek binlerce örnek var. Eftalya Atalar Krallık karşıtı bir milletvekilinin avukat kızı. Tugay Demir Çeviker, BL Örgütünün kurucusu ve mahkum. Peki ya Eftalya ve Tugay Demir’in yolları kesişirse ne olur? Ya da çoktan kesişmişse… kitabın psikolojik yanı, geleceğe dair verdiği ince mesajlar, karakterlerin gözü kara ve cesaretli oluşu tek kelimeyle harikaydı. Eftalya Atalar’ın kendini bulma süreci kesinlikle kitabın psikolojik yönünü çok fazla fazla kapsıyordu çünkü eğer kendinizi korkak gibi görürseniz bir korkağa döneceğinizi güzel anlatıyordu. Tugay Demir ise belki bir çoğumuzun gönlünde taht kuracak ve zihninden ayrılmayacak bir erkek karakter. Çünkü onuru ve gururu için yaşayan bir insanın tüm alt mesajlarını içinde barındıran bir karakterdi. Belki kitaba dönüp baktığımızda bu tarz karakter çok fazla ama Tugay Demir Çeviker’in gerek cümleleri gerek ise Eftalya’ya yaklaşımı bile bunu farklı kılıyordu.
Beyaz LekeAslı Arslan · İndigo Kitap · 20246,2bin okunma
3/10
·764 syf.··
2024 41. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2024 20:30
BEĞENMEDİM Kitap bana göre mantık hatalarıyla doluydu. Eğer dönemi 2027 değil de 1977 olarak yazsaydı belki biraz daha mantık çerçevesinde olabilirdi misal Eftalya’nın her gün girip çıktığı örgüt evinin tespit edilememesi, araçla kaçarlarken havadan çok kolay takip yapılabilecekken izlerini kaybettirmeleri, devlet büyüklerinin olduğu toplu bir davette tuvalette öldürülen bir hakimin kimin öldürüldüğünün tespit edilememesi gibi. Tabii bir de dümdüz mantık hataları var onlardan da aklımda kalanlar şu şekilde işkenceyle kolu kesilmiş bir adama protetik kol tedarik edilmesi, takip edilmek için vücuda enjekte edilen çipin idamdan önce çıkarılacak olması(ne alaka gerçekten), ülkedeki en önemli mahkumun avukatının mahkemeye kadar kimse tarafından önemsenmemesi(savcının bile haberi yok), hapishanede tüm mahkumlar her gün işkence çekerken yemekte kek çıkması, örgütü destekliyorsun diye Eftalya sürekli bir yerlerde tutuklanırken hastane adliye önlerinde örgüt propagandası yapan gruplara kimsenin müdahale etmemesi… Bu şekilde uzayıp giden bir listem var, konusu güzel olabilir ama yazım stili abartılı romantizmi ve mantık hatalarıyla 3/10 maalesef ki
Beyaz LekeAslı Arslan · İndigo Kitap · 20246,2bin okunma

Yazar Hakkında

Aslı ArslanYazar · 7 kitap
15 Ocak 1995'te Mersin'de doğan yazar, kalemini 11 yaşında keşfetmiş, 17 yaşında internet platformunda yazmaya başladıktan sonra kurguları ve bakış açısı yüzünden ufak bir kesim tarafından tepki toplamıştır. Ne olursa olsun yazmaktan vazgeçmeyen yazar EMARE'de de aynı tepkilerle karşılaştığında kitaplaştırma kararı almış ve yazarlık kariyerinin ilk adımını atmıştır. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi mezunu olan yazar EMARE serisinin ikinci kitabıyla adını iyice oturtmuş, bu yolda emin adımlarla ilerlemeye devam etmektir. Serinin üçüncü kitabını yazmakta olan yazar Eskişehir'de yaşamaktadır.