Kitapta ki benim için anahtar kavram : yaşama geri bağlanabilmek. İsteklere, hazlara, heyecanlara sahip olabildiği için değil, hayat denkleminde çıkan sonuç kendisini çok tatmin etmese de anlam çıkarabildiği için yaşama tutunuyor. Kitabın bir yerinde Bayan Elm satrançtan verdiği örnek kitabı hatta yaşamı gayet iyi özetliyordu aslında, satranç başlamadan önce düzenli bir şekilde dizili olması çok sıkıcı önemli olan oyun başladıktan sonra hamlelerin yapılması, kayıpların olması... Nora kitabın sonlarına doğru hata yapmaya, hatalarından anlamlar çıkarmaya başlıyor. Durağanlıktan, saplantıdan çıkarak devinime gidiyor diyebiliriz. Hata payı arttıkça kendine olan güveni ve yaşama olan bağlılığı artıyor ve bu da bizi anahtar kavrama götürüyor : Yaşama geri bağlanabilmek. Kitabı okumaya başlamadan önce Schöredinger'in Kedisi düşünce deneyine bakmanızı öneririm.
Bir yerde uzun zaman kaldığınızda, dünyanın ne kadar büyük ve uçsuz bucaksız olduğunu unutuyordunuz. O enlem ve boylamların uzunluğunu algılayamıyordunuz. Kendi içimizdeki uçsuz bucaksızlığı da algılayamadığımız gibi, diye düşündü Nora.