Beş yüz yıllık bir kavgadan sonra, Bosna vadisinde gelincikler ilk defa asker cesetleriyle ezilmiyor, bahara erik ve elma dalları pembe beyaz çiçekler açıyordu, Boşnak kızların başlarına taç yapsınlar diye.
Her an bir silah patlıyor, bir bomba düşüyor etrafa bir süre ölüm sessizliği siniyordu. Aşk ise her zaman olduğu gibi, doludizgindi ve ölüme meydan okuyordu.
Ne batı ülkeleri, ne insan hakları örgütleri, ne Birleşmiş Milletler vardı onları kurtaracak. Yalnızdılar. Yapayalnızdılar. Yıllardan beri, sinsi sinsi hazırlanan düşmanları ile baş başa bırakılmışlardı.