"Sabahları ağır rüyalardan uyandığımda, kollarımı boş yere ona uzatıyorum, onun yanında çimlerin üzerinde oturmuş, elini tutup binlerce kez öptüğümü sandığım mutlu, masum bir rüya beni düş kırıklığına uğrattığında, geceleri boş yere onu yatağımda arıyorum. ah, yarı uyku sersemi onu yanımda aradıktan sonra kendime geldiğimde, sıkışmış yüreğimden bir göz yaşı seli boşalıyor ve ben karanlık geleceğime karşı çaresizce ağlıyorum."
"Bazen onu sıklıkla görmeyeceğime dair kendime söz veriyorum. Ancak kim tutabilir bu sözü! her gün aynı şeyi deniyorum ve yemin ediyorum: yarın ona gitmeyeceksin, diyorum ancak yarın olduğunda yine karşı koyamayacağım bir neden buluyorum ve daha ne olduğunu anlamadan kendimi onun yanında buluyorum."
"Onu göreceğim! diye bağırıyorum sabahları uyandığımda ve tüm neşemle güzel güneşe bakarken; onu göreceğim. Ve ondan sonra bütün gün başka hiçbir şey istemiyorum. Her şey, ama her şey bu arzunun içinde kayboluyor.