Ne diyebilirim ki sana, varlığın sırları saklı senden, benden; bir düğüm ki ne sen çözebilirsin, ne ben. Bizimki perde arkasında dedikodu, bir indi mi perde, ne sen kalırsın, ne ben.
Semerkant, Amin Maalouf
Söylenecek çok şey varken bile sus. Susmak boyun eğmek değil, tam aksine olgunlaşmanın ilk adımıdır. Ve daima anımsa;
Sen sustuğunda melekler konuşmaya başlar..Allah De Ötesini Bırak, Uğur Koşar
Bir Kadının Yaşamından 24 Saat . Olay bir pansiyonda bir grup tatilcinin arasında geçiyor. Pansiyona Fransız yakışıklı bir gencin yerleşmesiyle sular tersine akmaya başlar. Çünkü genç adam 24 saat sonra ortadan aniden yok olur üstelik bu yok oluş tek başına da değildir. O güne dek ailesi ile, çocukları ile kendi halinde bir kadın olarak gözüken Madame Henriette ile birlikte.
Pansiyon sakinleri, deyim yerindeyse Madem Henriette'yi taşa tutuyor. Büyük bir önyargı ile kadın eleştirilip, aşağılanıyor. Nasıl olur da bir kadın çocuklarını ve kocasını düşünmeden arkasında bırakır ve sadece 24 saattir tanıdığı bir adam ile kaçar? Herkes yargısız infaz ile boğuşurken bir kişi -anlatıcı- onlara karşı çıkar ve Madem Henriette'yi savunur. Ve bu durum Mrs. C. 'nin ilgisini kazanır ve onunla bir şey konuşma, ona bir şeyler anlatmak istediğini söyler. Ve bunda sonra Mrs. C'nin tüm yaşamını esir alan geçmişte yaşadığı bir 24 saate yolculuk yaparız. Sadece bir günün bir insan ömrünü nasıl ve ne derece değiştirdiğini en derinde hissettiriyor Stefan Zweig