Evrenin kanunları vardır, bütün evrendeki birlik gibi; zerelerden kürelere herşeyin mütenasip bir düzen içinde oluşu gibi... İçimizdeki evreni dışımızdaki evrenle uyumlu hale getirebilecek her aydınlanmaya muhtacız. Hukuk da birliği gerektirir. Yasalar karşında bir olmak ya da yasaları vicdanen kabul etmek gibi ama ayın karanlık yüzünde yaşayan ve konuşan onca insan, okurken bile aydınlanmak derdinde değillerdir öyleleri. Karadelik gibi; her ışığı soğurur ve herşeyi kendi etrafında dönmeye mecbur etmek belki de yok etmektir amaçları. Ama doğru; ışığın dostu olan ile karanlığın dostları uzlaşamazlar. Belki de bütün evrensel hakikatlere rağmen birlik mümkün değildir. Evet, ışık için savaşmak lazım. Işığı seviyorsak eğer. Ya da yarasalar gibi karanlık tenhalarda bacaklarımızdan salkım gibi sarkıp, yalnızlığımızı da sevebiliriz belki. Zaten karanlığın tohumu yalnızlaşmaktan doğar. Hukuksuzluğun tohumu da öyledir, kendisine yapılmasını istemediği herşeyi yapma cesaret ve cüreti... Ama meşru olan evrenseldir. Hiçbir birey evrensel bir eylem veya söylem nedeniyle suçlu olmaz, olmamalıdır da. Ama karanlık da aydınlık gibi enternasyonaldir... İyi, hoş, güzel ve meşru şeyler yok ediliyorsa emin olun karanlık galip geldiği içindir. Işık, biraz daha ışık, diyerek ölen Geothe her halde bunu anlamıştı...