Orhan Aksoy

Orhan Aksoy
@H2O1
Öykü ve Roman yazarı
Edebiyat
Lisans
Mardin
Mardin, 27 Ocak 1978
12 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir roman yazarı olarak şunu diyeyim: Romanların yüzde 90'nı boşa vakit harcamaktır. Zaten yüze 10 anca niteliklidir. Yani yüzde 90 fikir ve bilim kitabı okuyun yuzde 10 da roman. Sadece roman okuyan kişinin tv seyredenden farkı yoktur... Belki acımasızca görünebilir ama ben sadece bir okur değilim. İki öykü kitabı, 4 romanı yayımlanmış bir yazar olarak bunu söylüyorum...
Evrenin kanunları vardır, bütün evrendeki birlik gibi; zerelerden kürelere herşeyin mütenasip bir düzen içinde oluşu gibi... İçimizdeki evreni dışımızdaki evrenle uyumlu hale getirebilecek her aydınlanmaya muhtacız. Hukuk da birliği gerektirir. Yasalar karşında bir olmak ya da yasaları vicdanen kabul etmek gibi ama ayın karanlık yüzünde yaşayan ve konuşan onca insan, okurken bile aydınlanmak derdinde değillerdir öyleleri. Karadelik gibi; her ışığı soğurur ve herşeyi kendi etrafında dönmeye mecbur etmek belki de yok etmektir amaçları. Ama doğru; ışığın dostu olan ile karanlığın dostları uzlaşamazlar. Belki de bütün evrensel hakikatlere rağmen birlik mümkün değildir. Evet, ışık için savaşmak lazım. Işığı seviyorsak eğer. Ya da yarasalar gibi karanlık tenhalarda bacaklarımızdan salkım gibi sarkıp, yalnızlığımızı da sevebiliriz belki. Zaten karanlığın tohumu yalnızlaşmaktan doğar. Hukuksuzluğun tohumu da öyledir, kendisine yapılmasını istemediği herşeyi yapma cesaret ve cüreti... Ama meşru olan evrenseldir. Hiçbir birey evrensel bir eylem veya söylem nedeniyle suçlu olmaz, olmamalıdır da. Ama karanlık da aydınlık gibi enternasyonaldir... İyi, hoş, güzel ve meşru şeyler yok ediliyorsa emin olun karanlık galip geldiği içindir. Işık, biraz daha ışık, diyerek ölen Geothe her halde bunu anlamıştı...
O kadar çok söz var ki, belki söylenmeye bile değmez. Anlamlı bir susuş gibi olmalı konuşmak. Hani yerinde, zamanında ve gerekli olmalı. Laf olsun, güzel olsun diye değil; söz olsun, namus olsun, gibi birşey işte... Belki söylemeden de anlaşılan...
Dunya düz müdür?
Dünya düzdür iddiasında bulunanların bilimden çok Sevgi ve ilgiye ihtiyaçları vardır. Onları yeterince severseniz dünyanın. Yuvarlak olduğunu itiraf edeceklerdir...