HSN GBKÇ

HSN GBKÇ
@HAKK1
Son gün olmasın dostum, çelengim, top arabam; Alıp beni götürsün, tam inanmış dört adam.          Necip Fazıl Kısakürek
Bahar çatlayınca bizim ellerde Ağlar ceyhan nehri bulanır gelir Turnalar sevişir güzel göllerde Elbistan ovası sulanır gelir Poyraz yeli eser kalmış avare Al götür selamım ver nazlı yâre Bulutlar göz yaşım döker dağlara Dağlar menekşeye belenir gelir Dostlarım sormasın toprak olunca Hatıralar bu dünyada kalınca Ömür geldi geçti inceden ince Toprak başımıza ellenir gelir Esti başımıza hayat yelleri Dost diye çağlıyor ömür selleri Mahzuni Şerif’im gurbet elleri Gezer ah çekerek dolanır gelir… asik-mahsuni-serif-elbistan-ovasi
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
HER ŞEYİN BEDELİ VARDIR Sevilen ve güzel olan her şeyin bir bedeli vardır. * Hürriyetin bedeli, bazı prangalardır. * Dürüstlüğün bedeli, bazı mahrûmiyetlerdir. * Prestijin bedeli,  bazı baskılardır. * Şöhretin bedeli, bazı düşmanlıklardır. * Zenginliğin bedeli, bazı hasetlerdir. * Selâmetin bedeli, bazı ezâlardır. * Şehvetin bedeli, bazı yorgunluklardır. * Liderliğin bedeli, can sıkıcı olan her şeydir. (N.Ç)
...... SEBEP BAŞKADIR * Güçlünün tabîatı, zulümdür. Âdil davrandığında sebep başkadır. * Zâlimin tabiatı, merhametsizliktir. Merhametli davrandığında sebep başkadır. * Diktatörün tabîatı, gurûrdur. Mütevâzi olduğunda sebep başkadır. * Ateistin tabiatı, fesattır. Islah ettiğinde sebep başkadır. * Zenginin tabîatı, saçıp savurmaktır. İktisatlı olduğunda sebep başkadır. * Münafığın tabiatı, yalandır. Doğru konuştuğunda sebep başkadır. * Hilekârın tabiatı, hıyânettir. Doğru olduğunda sebep başkadır. * Siyâsetçinin tabîatı, lafı dolandırmaktır. Açık konuştuğunda sebep başkadır. * Gencin tabîatı, kararsızlıktır. Kendinde olursa sebep başkadır. * Güzelliğin tabiatı, fitnedir. İffetli olursa sebep başkadır. * Kötü âlimin tabiatı, dünyaya düşkünlüktür. Dünyadan el etek çekmiş görünürse sebep başkadır. * Bedevînin tabiatı, kabalıktır. Nazik olursa sebep başkadır. * Müminin tabiatı, istikamettir. Haktan saparsa sebep başkadır. * Âlimin tabiatı, samimiyettir. İki yüzlü olursa sebep başkadır. * Âbidin tabiatı, zühttür. Hırslı olursa sebep başkadır. * Cömert’in tabiatı, eli açıklıktır. Cimri olursa sebep başkadır. * Davetçinin tabiatı ihlastır. Riyakâr olursa sebep başkadır. * Islahçının tabiatı, fedakarlıktır. Tekelci olursa sebep başkadır. * Erkeğin tabiatı, cesurluktır.  Boyun eğmişse sebep başkadır. * Kadının tabiatı, şefkattir. Merhametsiz ise sebep başkadır. • İhtiyarın tabiatı, bilgeliktir. Cehalet varsa sebep başkadır. * Evlinin tabiatı, iffettir. Yoldan çıktıysa sebep başkadır. * Babanın tabiatı, sevgidir. Sevgi yoksa sebep başkadır. * Medeninin tabiatı, nezakettir. Kaba ise sebep başkadır. (N.Ç)
Kimse Bana Yaran Olmaz Yar Olmaz Mertlik Hırkasını Giydim Giyeli Dünya Bomboş Olsa Bana Yer Kalmaz İnsana Muhabbet Duydum Duyalı İmanım Hükümdar Benliğim Esir Ehl-İ Beyti Sevdim Dediler Kusur Kimi Korkak Dedi Kimi De Cesur Kurt İle Kuzuyu Yaydım Yayalı Ardımdan Vuranlar Yüzüme Güler Kestiği Az Gibi Parçalar Böler Herkes Kılıcını Boynumda Biler Başımı Meydana Koydum Koyalı Âşık Sefil Selimî
HAFIZLIKTAN BERDUŞLUĞA: BEKRİ MUSTAFA * Yaşadığı zamanda, düzene başkaldırıyı sembolize eden bir zattır. İlber Ortaylı, “İstanbuldan Sayfalar" kitabında şöyle der: “.... Bekri Mustafa gibi bir tip, her folklorda bulunmaz. Rivayetler, Bekri Mustafa'yı padişah IV. Murat’a kafa tutturur, subaşı dövdürüp tuzlattırır. Despotizmle sadece Bekri Mustafa baş edebilmiştir, Köroğlu bile değil..." * Bekri Mustafa, beş yaşında iken Küçük Ayasofya camii yanındaki mahalle mektebinde eğitime başlamıştır. Burada hafız olmuş, sonra da Bayazıd Medresesi’ne devam etmiştir. Sabahları medreseye giderken akşamları da babasının dükkanında yorgancılık yapmıştır. 18 yaşında iken annesinin de vefatıyla yalnız kalan genç yorgancı, bazı arkadaşlarının da ısrarı ile bu dönemde içkiye başlamıştır. * Günlerini, Gece gündüz bir Ermeni meyhanesinde içki içmekle geçirmeye başladıktan sonra “Bekri” namıyla anılmaya başlanmıştır. * Konu komşu bütün mahalleli ve devletin ileri gelenleri, Bekri Mustafa’yı içine düştüğü durumdan kurtarmak amacıyla çare ararlarken akıllarına onu, Küçük Ayasofya camii imamlığına getirmek gelmiştir. Hafız olan ve medrese görüp okuyan ve bu işe yatkın olduğundan şüphe olmayan Bekri Mustafa için bu hiç de yadırganacak bir iş sayılmaz. Hele ortada kendisini içkiden kurtarmak gibi bir de önemli sebep varken. * Bekri Mustafa, sultan Murat’ın da onayladığı bu görevi kabullenir. İşe başladığı gün öğle namazından sonra kaldırılan bir cenazenin namazını kıldırdıktan sonra tabuta doğru eğilip birşeyler söylemiş. Bütün cemaatin dikkatini çekmiş onun bu davranışı. - Birisi dayanamamış sormuş: “merakımızı uyandırdı ağa... neler söyledin öyle?” - Bekri Mustafa, her zamanki gibi kendinden emin bir şekilde konuşmuş: “Bu dünyadan haber sorarlarsa Bekri Mustafa imam oldu de, anlarlar