Betül

Altmış yaşlarında bir kadın arkadaşım evliliği, kendinden bir başkasının üzerindeki gömleğin ütüsünden aniden sorumlu tutulmak olarak tanımlıyordu.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
iki kiz ayni evde yasiyorlar ve yikanacak bir bardagi bile "Hayir, o bardagi o kullandi. Ben yikamamalyim." diye tartışma vesilesi hâline getirebiliyorlar, kendilerinin ne kadar is yaptigini ve kiz arkadaslarinin ne kadar is yaptigini kirintisina kadar hesaphyorlar, kiyaslyorlar, karsilarindakinin bardagin yikadiklarinda kendilerini suistimal edilmis hissediyorlar. Ama bu kizlar evlenirlerse, kocalarina tam zamanh hizmet-cilik yapsalar, bütün bulasiklar her zaman kendileri yıkasalar bile kendilerini suistimal edilmiş hissetmiyor, başka birinin işini gereksiz yere üzerlerine aldıklarını düşünmüyorlar.
Bir kadindan, -kadin bu işi yapsin ya da yapmasin! -dünyanin kadindan bekledigi sekilde ev isi beklemek de, sadece beklemek olarak dahi, tüm kalbimle inanarak söylüyorum, bence en az dayak, tecavüz, cinayet kadar ciddi bir siddettir. Kadini öldüren, tüm olanaklarini yok eden, potansiyellerini yadsiyan, daha dogmadan çürüten, onu içeriden bitiren, kendisinden baska herkese yarar hâle getiren, psikolojik, zihinsel, fiziksel bir siddettir. (Evet; salt beklenti olarak bile fiziksel bir şiddettir!) Bir kadinin hayatini anlamsiz, ise yaramaz, bos bir tekrara mi dönüştürmek istiyorsunuz? Ona ev işleri konusundaki geleneksel inancı hafif dozda bile olsa aşılayın, yeter. Kız çocuklarını diri diri gömdükleri için Cahiliye Araplarını eleştiriyoruz, ama bence bizim kız çocuklarını diri diri gömenlerden hiç de aşağı kalır yanımız yok.
Sayfa 112·Kitabı okudu
Toplumun kendisinden beklentilerini yerine getirmeye çalışan bir kadin, ne kadar çabalarsa çabalasın, ne kadar çalışkan, uykusuz, zeki ve yetenekli olursa olsun, kendisine ait bir sey yaratamaz. Altmış yaşına geldiginde arkasina bakar ve geride gördügü tek şey, tekrar tekrar silinmis fayanslar, tekrar tekrar yapilmis yemekler, tekrar tekrar yikanmis bulasiklar, tekrar tekrar katlanmis çamasirlar, tekrar tekrar tebrik edilmis insanlar olur. Bu, soruyorum size, tekrar degil de nedir? Bos, kendinden ibaret, insani hiçbir yere götürmeyen, ama kocaman, bence korkunç bir tekrardir bu ve maalesef ki çok zaman, insanin, ama özellikle kadinin hayati bu tekrarin, bu hiçligin bizzat kendisidir. Bir sey yaratmak istiyorsaniz, dogdugumuzda önümüze hazir hâlde konmus bu hayati bir yerinden degistirmek zorundasınız. Ama nasil, ne sekilde; bu, kisinin kendi iradesine kalmış.
Sayfa 112·Kitabı okudu
Hizmetçilik sadece, ücret karsiliginda belli zaman dilimlerinde yapildiginda saygin bir is. Hizmetçiligi kimlik edinmek yanlış; her seyden önce, kisinin edinecegi baska kimlikleri engelleyecek, baltalayacak, kisinin hayatla iliskisini, basarisini kisitlayacak bir sey. Aileler kizlarini tam zamanh asilzade hizmetçisi olarak yetistirmeyi isteyip istemediklerini bir kez daha sorgulamallar. Zira bir kadinin, bir aksam da yemek yapmazsa dünyanin basina yikilacagini zannetmesi, o yemegi yapsin veya yapmasin, etkisini kendisinin bile tahmin edemeyecegi kadar yıpratıcı bir psikolojidir.