Her insanin içinde bir elit vardir ve insan içindeki elite seslenen seylerle birlikte ve elit tarafiyla gelisir. "Baskalar" diye bir endiseniz oldugu zaman, o "baskas"nin ya da genel olarak "baskalar"nin seviyesinin, bütün gün dükkanının önündeki bir iskemlede oturup gelip geçeni seyreden bakkal Hasan Efendi ya da dedikodudan baska pek bir isi olmayan Ayse Teyze oldugunu hatirlayin. Zira, kim ne derse desin, bu insanlarin öyle bilge bir taraflari falan yoktur; eger olsayd1, zaten "Baska-lari ne der?" diye sorarken kendisinden endise ettigimiz "baskasi" olmazlardi. Onlardan bir şey sey ögrenebileceginiz türde insanlar, "Baskalar ne der?"deki "baskalar"na dahil olmazlar.
"Başkaları ne der?"e göre is yaptiginiz zaman, bakkal Hasan Efendi ve Ayse Teyze'ye göre is yapmis, hayatinizi onlara göre düzenlemis olursunuz. Bu, kendinizin ve çocugunuzun da kapasitesini asagiya çekmektir, olabileceginiz daha iyi insana sirtinizi dönmektir. Ayse Teyze ve Hasan Efendi kendi içlerindeki elite dönebilmiş insanlar olsalardı, sizden çok daha başka dertleri olurdu. Burada anlatmaya çalistigim seviye, onlarin sinifinda daha sik rastlansa da Ayse Teyze ve Hasan Efendinin sosyo-ekonomik seviyesinden tamamen bagimsiz bir seviye; bu Ayse Teyzeler ve Hasan Efendiler karsiniza çok kez, para, mevki, söhret sahibi insanlar olarak da çıkarlar. Insanlar, dogduklari ve disaridan yasadiklari degil, iclerindeki statüye uyum sagladiklari seviyededir.
Mesele kendi hayatiniz ve çocugunuzun hayati oldugu zaman, kendi anne-babaniz, kendi kardesiniz bile Hasan Efendi ve Ayse Teyze seviyesinde olmalidir. Cünkü sizi, hayatinizi ya da çocugunuzu elestirmeye cüret eden biri zaten o seviyededir. Kendinize dair iş yaparken "başkaları"ni dikkate almak hem kendinizi asagi çekmeniz, hem de baskalari altinda ezilmeniz