Müslüman gününün başlangıcını şafağın parıltıları ve nihayetini akşamın ziyaları tayin ederdi. Yeni ölçü bir zelzele gibi zaman manzaralarını etrafımızda darmadağın ederek, eski günün bütün setlerini harap etti ve geceyi gündüze katarak saadeti az, meşakkati çok, uzun, bulanık renkte bir yeni gün vücuda getirdi. Artık fecri yalnız kümeslerimizdeki dargın ve mağrur horozlara bıraktık. Çölde yolunu şaşıranlar gibi biz şimdi zaman içinde kaybolmuş kimseleriz. (Ahmet Haşim)