Sonra bir salkım tuttuk
Dalıp çıktık günbatımı hıyabanlarda
Şiirler ki bir çeşmeye durur bazen
Yosuna keser Çınarların altında
Yine şiirler okuduk , yüzümüzü yıkadık
Bunu o istiyordu
Sabahleyin bir Rum’un penceresinden baktık
Ve gördük kendi dalını kurutan incir ağacının
Nasıl boğul iniltilerle bir
Şakaları biçimsiz bırakışını