İnsanlar çoğu zaman iradelerinin güçsüzlüğü karşısında şaşkındır. Çok basit hedefleri bile arzu etmelerine rağmen başaramazlar. Çünkü her türlü yeni alışkanlık değişikliği için bilinçaltının onayı ve işbirliği gerekir. Bu sağlanmazsa, bilincin yeni bir değişiklik yapma çabası, bilinçaltının yerleşik inancı tarafından yenilgiye uğramaya mahkumdur.
Bilinçaltı doğası gereği hertürlü değişime direnir.Alışkanlıklarımızın esas yöneticisi bilinçaltıdır. Bizler bilinçaltlarımızın köleleriyiz. Onun inançları doğrultusunda davranırız. Ne acıdır ki bunun farkında olanlar azınlıktadır. Çoğunluk bilinçaltlarından gelen emirleri kendi özgür iradeleri, yani bilinçleri zannederek yaşayıp gitmektedir bu dünyadan.
Bilmekle anlamak birbiriyle aynı kavramlar değildir. Bilmek bilgi sahibi olmaktır. Bilmek bilinçtir. Anlamak bilinçaltıdır. Bilgi sahibi olan sınavı başarır. Ama anlamamışsa hayat sınavında çakar. Çoğu sorunun nedeni de budur. Bilgi sahibi insanlar başarılı olur. Ama bedelini yaşamı ıskalayarak öderler. Çoğu insan için yaşamın amacı başarmaktır. Ama esas başarı yaşadığın andan keyif almaktır.