Yaşlandıkça mendeburlaşan insanlar vardır hani. Mutsuzluklarının altında yatan sebep budur. Bir de bakar ki yaşamında kendisi yok içi bunu hisseder. Ona kızar, buna kızar ama aslında neye öfkelendiğini kendisi de bilmez. Avuçlarının arasından yaşanmadan akıp gitmiş, anlamsız, bomboş bir ömür... İşte öfkesinin kaynağı budur.
Gelişmiş insan hüznünün, mutluluğunun, özleminin, kaygısının, coşkusunun; yani duygularının farkına varır. Mesela hüzün kendi başına müthiş bir deryadır. Hüzünlenemeyen insan gelişmemiş bir insandır. Kendinden kopukluğunun, içindeki öze olan özleminin farkında değildir.
》Anladığım kadarıyla; "Hatalarım, günahlarım, sevaplarım, başarılarım yenilgilerimle ben benim ve bugün hepsini de sahipleniyorum" diyorsunuz.
》Evet öyle diyorum ve bunu anlamlı buluyorum. Çektiğim hiçbir acı nedensiz değil. Ben onlar sayesinde "ben" oldum.