...bizler kendimizden saydığımız insana karşı merhamet etmekte çok mahiriz, kendimizden bizden saydığımız insanları seviyoruz, onaylıyoruz, onların hatalarını görmezden geliyoruz, onlara merhameti kolaylıkla gösterebiliyoruz. Ama farklı saydığımız, hasım saydığımız insanlara karşı aynı merhameti gösteremiyoruz. Onlara karşı o kadar toleranslı değiliz, onları affetmek istemiyoruz, onların hatalarını büyütüyoruz kolaylıkla. İşte merhamet yaratılmış her şeye merhamet edebilmek demektir. Kalbimizin o kadar kuşatıcı olmasıdır ki Hz. Resul'un söylediği gibi 'ya rabbi onları affet çünkü bilmiyorlar' diyebilmektir.
Benden farklı olan, benim yaşayışımdan farklı olan, sadece farklı hikayeleri olan kişidir. Onu dinlerim, onunla konuşurum, ona anlatırım. Kalbini açmayana şifa yoktur. Dinlemeyi bilmeyen de şifa bulmaz.
Kötülük insanın bu dünyanın tek ve ebedi hakimi olduğu yanılsamasından kaynaklanıyor. Hayatın kırılganlık ve faniliğini bütün hücrelerinde hissedebilen birisi kötülüğe meyledemez. İyiler, insanı bu dünyada taçlandıran en güzel mücevherin iyilik olduğunu bilir. Ancak iyilikle ruh sonsuzluğa kulaç açar. Ancak iyilikle ruhun ıstırabı diner...