Syf

Ramazan
Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennemden kurtuluş olan ve içerisinde bin aydan daha hayırlı olan KADİR GECESİ'nin de olduğu RAMAZAN AYI'nın Size, Ailenize, Ülkemize, İslam Alemine ve tüm İnsanlığa hayırlar, sağlık, huzur ve bereket getirmesini dilerim.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Son noktayı bence Mehmet Öz koymuş Şimdiye kadar okuduğum en rahatlatıcı yazı bu oldu 🙏 Dr. MEHMET ÖZ Yıllardır doğru düzgün girmediğim facebooka bu virüs yüzünden girip bir şeyler yazayım istedim çünkü neredeyse 15 ocaktan bu yana, yani 2 aydır bu hastalık üzerine bilimsel makaleler de dahil çok fazla okuma yaptım. Öncelikle şunu belirtmekte fayda var. Bu virüsten kaçış yok arkadaşlar. İstisnasız hepimiz yakalanacağız. Ama ne kadar geç yakalanırsak o kadar iyi, bunu en sonda açacağım. Aynen grip virüsünde olduğu gibi önümüzdeki yıllar, on yıllar boyunca bu virüsle yaşamayı öğreneceğiz. Emin olun bu kesin. Şu an alınan karantina, tatil, izin vb önlemlerinin tamamı virüsün yayılma hızını yavaşlatıp, sağlık sektörünün çökmemesini sağlamak üzere alınıyor. Çok hızlı yayılımda hastanelerin yoğun bakım üniteleri çıkmaza giriyor ve bilamecbur İtalya örneğinde olduğu gibi hangi hastanın yaşayacağına, hangisinin öleceğine karar verilmesi gereken berbat bir durum ortaya çıkıyor. Virüs dediğimiz şeyler aslında öldürücü, şeytani birer düşman değiller. Onlar da aynen bizim gibi üzerinde konuşlandıkları alan sayesinde yaşayan canlılar. Zaten genelde hayvanlardan bize geçiyorlar ve evet, hayvanları genelde öldürmüyorlar. Çünkü kendileri de yaşamak için üzerinde yaşadıkları canlılara muhtaçlar. Yüzyıllardır hayvanlarla beraber yaşamaya alışmışlar. E peki biz neden ölüyoruz? Çünkü birbirimizi tanımıyoruz. Virüs kendini hala hayvan vücudunda zannediyor. Yeni yerleştiği konağın şartlarını henüz bilmiyor. Belli bir süre geçtikten sonra hem bizler onlara bağışıklık kazanacağız hem de onlar kendi sonsuz yaşamları için mutasyona uğrayacaklar. Böylece beraber yaşamaya alışacağız. Mesela aranızda herpes labialis adlı virüsü duyan oldu mu hiç? Duymadınız ama kendisi dünyanın en yaygın
Paniğe gerek yok hepimiz öleceğiz
Okuduğum en mantıklı yorumlardan biri.. Dünya çapında coronavirus COVIT-19 bulaşan kişi sayısı 114 809 kişi. Bumlar dünyanın 115 farklı ülke ve bölgesinde yaşıyor. Virüs nedeniyle ölen kişi sayısı 4031, iyileşen sayısı 64081. Ağır ve kritik vaka sayısı 5711. (worldoneter) En çok vaka Çin 80 754, İtalya 9172, Güney Kore 7513, İran da 7161 görüldü. Ölümler de buna paralel - Çin 3 136, İtalya 463, İran 237, Güney Kore 54 kişi. Çinde değilseniz ve yakın bir tarihte Çini ziyaret etmediyseniz, endişenizin % 94 atmanız lazım. Gerçekten COVIT-19 size bulaştıysa, yine de paniğe gerek yok çünkü: %81 hafif formda, %14 orta, sadece %5 kritik formda seyrediyor. Atipik zatürede ölüm oranı %10, COVIT-19 da %3.4; elli yaş altı ise 0,2. Yani elli yaş altıysanız, Çinde yaşamıyorsanız sizin aldığınız piyango biletine büyük ikramiye çıkması olasılığı COVIT-19 a yakalanma olasılığından daha yüksek. Bunda şansınız 1:45 000 000 dir. 10 Şubat pik günlerden birisiydi - Çinde corona yüzünden 108 kişi öldü. Aynı gün: 26 283 kişi kanserden 24 641 kişi kalp hastalıklarından 4300 kişi diabetten öldü. Margarinden, glikozdan kaçan gördünüz mü? Her gün: Sivrisinekler 2740 İnsanlar 1300
DİN İŞLERİ YÜKSEK KURULUNDAN MÜSTEŞRİK AĞZIYLA KONUŞAN SAPIKLARA TAHRİF ETMEYE ÇALIŞTIKLARI KUR'ANDAN NET CEVAPLAR; KURAN LAFZEN VE MANEN ALLAHIN KELAMIDIR. Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı, son zamanlarda Kur’an-ı Kerim’in mahiyeti ve Kur’an’da yer alan kıssaların gerçekliği konusunda kamuoyunda tartışmalara yol açan birtakım iddialara ilişkin bir açıklama yayınladı. Kur’an Lafzı ve Manasıyla Nazil Olmuştur Son zamanlarda Kur’an’ın mahiyeti ve Kur’an’da yer alan kıssaların gerçekliği konusunda kamuoyunda tartışmalara yol açan birtakım iddiaların ileri sürüldüğü görülmektedir. Söz konusu iddialara göre Kur’an’ın sadece manası bir öz olarak Hz. Peygamber’e indirilmiş, o da bunu kendi kültürünün kelimeleriyle söze dönüştürmüştür. Diğer bir iddia ise, Kur’an kıssalarının tarihsel gerçekliğinin olmadığı, sadece bazı mesajların verilmesi için kurgulanmış anlatımlar olduğu şeklindedir. Bu iddialar, hem bizzat Kur’an-ı Kerim’in kendi ifadelerine, hem onu insanlığa duyuran Hz. Peygamber’in açıklamalarına hem de tarih boyunca benimsenen İslam ilim geleneğindeki temel kabullere açık bir aykırılık taşımaktadır. Yüce Allah’ın bütün insanlığa gönderdiği son mesajı olan Kur’an-ı Kerim’de yer alan birçok ayet, onun bütünüyle yani hem manası hem de lafzıyla Yüce Allah’a ait olduğunu açıkça ortaya koymaktadır: “Şüphesiz bu Kur’an, âlemlerin rabbi tarafından indirilmiştir. Onu, senin kalbine uyarıcılardan olasın diye apaçık bir Arapça ile Rûhulemîn indirmiştir. (Şuarâ 26/192-195), “Şüphesiz bu Kur’an sana, hüküm ve hikmet sahibi, hakkıyla bilen Allah tarafından verilmektedir.” (Neml 27/6), “İşte, sakınsınlar yahut hatırlamalarını sağlasın diye onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve onda uyarılarımıza tekrar tekrar yer verdik.” (Taha 20/113), “İşte sana, Ümmülkurâ (Mekke)