Osmanlı Rus savaşında cephede bir Rus güllesiyle sağ kolunu kaybeden,
Büyük alim,mücahit,veli ve Nakşibendi şeyhi Muhammed Diyauddin'in (k.s.a.) torunu
Güroymak Medresesi baş müderrisi ve dedesinin yolunun takipçisi Seyda Abdulkerim Çevik efendi.
menfur bir saldırı sonucu Rahmet-i Rahmana kavuştu.
Anadolunun İslamlaşmasında önemli görevler üstlenmiş,insanların irşadına vesile olmuş,ilmiyle amil bir ailenin evladı.
İnsanların arasındaki husumetleri barışla sonlandırmak uğruna,
hiç bir karşılık beklemeden Hakkı ve haklıyı savunduğu için
Gözü dönmüş bir caninin kurşunlarına hedef oldu.
Allah makamını âlî eylesin.
Bediüzzaman Said Nursi Vartoya geldiğinde Şeyh Muhammed Diyauddin 'in vefat haberini alır.
Üzüntüsünü dile getirdikten sonra cephede birlikte savaştıkları sırada şahit olduğu bir olayı naklederek şunları söyler.
"İşte hakiki şeyhlerden biri bu idi.Biz onunla birlikte aynı cephede Ruslara karşı cihat ederken,yemin ederim ki her namaz vakti geldiğinde 'haydi arkadaşlar namazımızı cemaatle kılalım der,her ikindiden sonrada hatmesini yapardı.(Hatme-i hacegan Nakşibendilerin günlük zikridir.)
Bir kimse "efendim Cihattayız,namazı münferit kılsak ve hatme yapmasak da olur" dediğinde
"Biz hem Cihat eder,hem vazifemizi yaparız" cevabını vermişti. diye nakleder Bediüzzaman.
"Kanaat önderi" sıfatı onları tarifte çok aciz kalır.
Onlar Alim,Arif,Mücahit ve insanlara Hak yolunda rehberlik eden Mürşit idiler.
"Alimin ölümü alemin ölümü gibidir."
Allah bizleri bu dünyada onların izinden ayırmasın,ahirette onlarla birlikte haşreylesin.