Syf

Ayarı bozuk olduktan sonra insanın kalbi altın olsa ne olur?
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Soner Duman
CENNETLİK BİR ADAMIN ÖYKÜSÜ Enes (r.a.) anlatıyor: Bir gün Resûlullah (s.a.v.) ile birlikte otururken o “biraz sonra size cennetliklerden olan bir adam çıkıp gelecek” dedi. Sonra baktık ensardan bir adam abdest almış, sakalından sular damlayarak, sol eline ayakkabılarını bağlamış bir şekilde geliyor. Ertesi gün Hz. Peygamber (s.a.v.) yine aynı şeyi söyledi, bir de baktık yine aynı adam çıkıp gelmiş. Üçüncü günde de Allah Resûlü aynı şeyi söyledi, sonra bir baktık yine aynı adam, yine aynı ilk haliyle yanımıza geldi! Allah Resûlü kalkınca Abdullah bin Amr bin As o adamın ardına düştü ve kendisine “babamla biraz tartıştım. Eve girmeyeceğime dair üç kere yemin ettim. Eğer izin verirsen bu üç geceyi senin yanında geçirebilir miyim?” dedi. Adam “evet, olur” dedi. Abdullah üç gece boyunca adamın her hareketini inceden inceye süzüyordu. İlginç bir şekilde adamın geceleyin ibadete kalkmadığını görüyordu. Şu var ki adam, geceleyin uyanıp da sağından soluna dönerken Allah’ı zikrediyor, tekbir getiriyordu. Sonra sabah namazı vakti olunca da namaza kalkıyordu. Abdullah şöyle demiştir: “Bu üç gün boyunca adamda olağanüstü hiçbir şey göremedim. Şu var ki adam hayırlı sözden başka bir şey konuşmuyordu. Nihâyet üç gün doldu ve ben adamın amelini gözümde küçümsemeye başladım. Sonunda dayanamayıp adama şöyle dedim: Ey Allah’ın kulu! Babamla aramda hiçbir tartışma geçmemişti. Ancak ben Allah Resûlü’nün üç kere “birazdan yanınıza cennetliklerden bir adam gelecek” dediğini duydum. Üç defasında da bu sözden sonra sen çıkıp geldin. Ben senin yanına yerleşip ne yapıp ettiğini görmek ve sana uymak istedim. Ama senin çok fazla bir amel yaptığını görmedim. Seni Allah Resûlü’nün söylediği dereceye ulaştıran şey nedir?” diye sordum. Adam şöyle cevap verdi: “Senin gördüğünden başka özel bir
Cuma kampanyası
Reklamlarda gördüğümüz şu efsane cuma varya meğerse Black friday İn Türkçesi imiş. İngilizce bilipte okadar izansız insan içinde yapılan bir çevirme ve kıvırmadır. Bence kara cumartesi ve kara pazar olsa daha iyi olacak. Bizim bayram günümüz kara olmaz. Üstüne bir sürü insan çılgınca alışveriş yapıyor.
Memleketin tezatları
Üniversite yıllarında birçok farklı insanın ait olmadığı ve bir kısmının hakketmediği yerlerde bulunduklarına inanıyor ve kendi kendime şu insanlar dini İlimleri içeren bölümden mezun olacak ve topluma ne verecek? Ben bunları kendime sorup dururken şimdi görüyorum da o zaman düşündüğüm ve korktuğum şey memleketin başına bir tezat hengamesi olmuş ve meydana gelmiş. Dini bir düşüncesi olmayan güya inandığı değerleri savunan birinin din görevlisi olması. Kendi yaptığı işi özümsemeden insanlara bir şeyler vermeye çalışan dini bütün olmayan bayan DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÖĞRETMENLERİ. Bunun yanında dini ekmek kapısı olarak kullanan sürü ile insan........ Ve görüyorum ki evet gerçekten memleketin çelişkileri gerçek. Peki bu millet ne yapsın? Hakketmediği ve mesleğini özümsemeden insanların bulunduğu bir ortamda ne olur?
Gerçek ile çelişki
Son zamanlarda çokça duyup muzdarip olduğum bir konu: DIŞARIDA BABŞBAŞA BİR YEMEK YEMEK Arkadaşım dışarıda onlarca insanın içerisinde yemek yemeye başbaşa yemek deniliyırmuş. Ewde başbaşa yemeğe de başbaşa yemek denmiyor muş. Kalkta kafayı yeme. Arkadaşım ben başbaşa çıkalımndeyipte ormana giden kimseyi duymadım herkes ulu orta çok insanın bulunduğu kalabalık ortamda yemek yemeye BAŞ BAŞA yemek diyor. Bu nasıl bir çelişki çözemedim. Evde aile efradı yabancı ya onlar olunca başbaşa olmuyor. Dışarıdaki insanlar yabancı değil ya 1 metre mesafede birbirini tanımayan 5 kişi ile yeyince başbaşa oluyor muşş? Nasıl olduğunu merak ediyorum???