Diplomalar, çevreler, çeşitli görgü ve imkanlar.. ve eğitim bile şu mizaç denilen Tanrı damgasını, mayayı, belki bir süre için gizliyebiliyor, külleyebiliyor, gerilere itebiliyor; ama değiştiremiyor.
...sen şinci deycen ki, millet bu ipsiz, sapsız heriflerin peşinden gider mi? Bak deyvereyin sana, doktorum; gider.. hem de öyle bi gider ki, hiçbi düğün dernek bu gader şenlikli olmadıydı dersin. Bunalmış millet, yazık. Kefen bezi bulamadı..buğda beş guruş, şeker beş pankınot. Şinci ki, köylünün, kentlinin nesi para eder, sebebini kime istersen sor, Demirkırat'tan bilecek; haşa sümme haşa, Allah'ı bile fırkacı yapıp çıktık işte.
Türkiye Tanzimat'tan bu yana, hatta daha da öncelerinden beri kendi insanlarını bozmaya, yozlaştırmaya yönelmiş sanılacak kadar yanlış bir eğitim içerisindedir; yüz şu kadar yıldan beri Türkiye'nin insanları öz Devlet'lerince hırpalanmakta, ezilmekte, eciş bücüş edilmektedir.
Bir yanda canları çıkarcasına emek harcadıkları için çalıştıklarını sananlar, öte yanda da haftalık kırk sekiz iş saatini gayri insani.. bile değil de, fuzuli, hatta zararlı bulanlar!..