Hatice ÇİFTCİ

Sürekli kafamızdaki şeylerle meşgul oluyor ve yapılacaklar listemizdeki işlere dalıyorsak, aklımızın tamamen dinlenmesine ve yenilenmesine izin vermiş olmuyoruz.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Tatile çıkıp kitaplara gömülmeyi dört gözle bekliyorum" cümlesini hep duyarız. Kendimizi o ana bırakıp kaybolmak için tatile kadar beklememiz çok ilginç. Sanki böylesine yararlı bir aktivite için nerede duracağımıza ve başlayacağımıza dair izin almamız gerekiyormuş gibi. Hızlı tempolu dünyamızda kitaplara dalıp kaybolma işi olan okuma, neredeyse bir lüks olarak görülüyor ve sadece bütün diğer görevler bitirildiğinde yerine getirilmesine izin veriliyor.
Hiç bütün bir sayfayı okuduktan sonra o ana kadar okuduklarınızdan hiçbirini hatırlamadığınızı fark ettiğiniz oldu mu?
Çoğu hevesli kitap okuru iyi bir kitaba kendini kaptırdığında zamanın nasıl geçtiğini anlamaz.
Farkındalıklı okuma;bir yazıyı yüzeysel ya da tarayarak okuma, önemli yerlerin üzerini fosforlu kalemle çizme, not ekleme ya da birden fazla iş yaparken kitap okumanız değildir. Aksine farkındalıklı okuma o an akıl ve ruh olarak sadece kitap ve sizin olmanızı gerektirir. Etrafınızda ya da içinizde nelerin olup olmadığına bakmaz.