Oysa Türk kadını manen ve madden esirdi. Baba, koca, amca, dayı gibi, bir erkeğin egemenliği altında yaşıyor; bu nedenle değil özgürlüğe, yaşama hakkına bile sahip çıkamıyordu.
"Çünkü o daima bir erkeğin arzu veya menfaati için ihmal ve feda edilebilecek olan, edilmesi lazım gelen 'saçı uzun aklı kısa' ve Anadolu'da nam-ı ta'birle 'eksikli' olmakdan başka birşey olmak telakki edilememişdir..."