Bir Allah kulu

Bir Allah kulu
@HadimELmuminin
Zafer Allah'ındır...
Cihad
Gönüller
Esfel-i Safilin, 2003
28 okur puanı
Ocak 2025 tarihinde katıldı
GENÇ ADAMın Sesi-Soluğu Çıkar. "Genç adam" bulunduğu her ortama uyum sağlayacak bir silik şahsiyet değildir. (belki de şahsiyetsiz demek daha uygun olur.) O,girdiği kabın şeklini almak yerine, girdiği kaba şekil vermeyi tercih eder. Böylece onun bulunduğu yerde, varlığı belli olur. Bazan bir yanlışı düzeltir, bazan bir zulmü engeller, bazan bir hakkı haykırır. Dinler, soru sorar,konuşur, konuşturur. Cevap verir, karşı çıkar, takdirini ifade eder. Bas-kalarını da harekete geçirir. Yolda, vasıtada, sınıfta, bir mecliste; derin nefes alması ve sesli düşünmesiyle bile olsa, mevcudiyeti hissedilir. O'nun varlığı ve gür çıkan sesi, onun gibi düşünenlere cesaret verir. Eziklik ve gariplik havası bir anda dağılır. Miskin miskin oturup,"elimizden ne gelir ki?" diyenlerden, silkinip davrananlar çıkar. Bu suretle varlığını hissettiren tek kişiden, nice kişiler zuhur eder. Günümüzde yaşanılan; varlık içerisindeki yokluğun çokluğa rağmen hiçliğin ve icra mevkiinde olmaya rağmen sızlanmanın gereksiz tezahürleridir. "Genç adam'in sesi soluğu güçlü ve kararlı çıkmadığında, batılın ortalığı velveleye verme ihtimali güçlenir. Velvelebyi güç zannedenler de onların yanında yer alır.Böylece gerçek azınlık sahte çoğunluk haline gelir.
Sayfa 44·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Unutulmamalıdır ki; şahsiyyet ve kimliğin saklanması bir müddet sonra eziklik ve silikliğe götürür. Sonra da ne gençlik kalır ne adamlık..
Sayfa 30·Kitabı okudu
GENÇ ADAM Dinî Heyecana Sahiptir. Şüphe yok ki yaptığı işten hislenmek ve heyecan duymak; külfetin hazza ve zevke dönüşmesine vesile olur. "Din" bir bütün olarak ancak bu haz ve heyecanla yaşanur. En zor şey; candan ve maldan vazgeçmektir. Eğer insan heyecan-ı diniyeye kendini kaptırırsa; onun için malı da canı da vermek tabii hale gelir.Tarih bunun misalleriyle dolu olduğu gibi, yaşadığımız dünyada çok az da olsa bu tür insanlara rastlarız. İhtiyaç sahibi birisinin ihtiyacını giderirken, tutulmaya layık elden tutup bir yere yerleştirirken,birisine; Kur'an, din,iman ve ahlâk öğretirken; kendisinden birşeylerin eksildiğini ve vaktinin uçup gittiğini düşünmez. Soğuk su ile abdest aldığında, ders arasında namaz kıldığında, şehirlerarası yolculukta namaz kılmak için otobüsü durdurduğunda,hostesi çağırıp uçakta namaz kılacak yer istediğinde; yüksek bir dinî heyecan duyar. Ayak üstü açtığı oruç ve vasıtada yaptığı iftar sonrasında duyduğu manevî haz sebebiyle adeta kanatlanır. İslamî bir tavır sergileyerek bir hayrı yayıp, bir şerri engellediğinde fevkalade heyecanlanır ve hislenir. Bazen bir görselle, bir kitapla veya küçük bir konuşma ile tebliğ yaptığında, bazen de sadece vazifesini yapabilmenin sevinci ile şükür mahiyetinde ağlar.
Sayfa 29·Kitabı okudu
GENÇ ADAM Hayra Motor, Şerre Kalkandır. "Hayır" namına bildiklerini yayar, "emr-i bil maruf" ve "nehy-i anil münker" yapar. Yani iyilik ve güzelliklerin yerleşmesi, kötülüklerin ortadan kaldırılması için daimî bir çaba sarfeder Oğrendiklerini başkalarına da ulaştırır, güzel şeyler yapanlara takdirlerini bildirir (telefon, mail ve sosyal ağlar vasıtasıyla). Yanlış ve hatalı davranışları da aynı vasıtalarla ikaz eder, gerekirse tel'in eder. Orda burda gördüğü gönül karartan çirkinlikleri, gücünün yettiği metotlarla temizler, yani çevre temizliği yapar. Dostlarına; faydalı programları, konferans ve sohbetleri haber verir, beğendiği kitap ve makaleleri tavsiye eder. Çoğaltılması gerekenleri çoğaltır ve dağıtır. Bütün bunları yaparken,yanlış bir düşünce ile; "Benim bu küçük çabamdan ne olacak ki?" demez. Tebliğ görevinin kendisine, muhasebenin ise Allah'a ait olduğunu hatır lar. (bkz. Yusuf Suresi 40.ayet)
Sayfa 28·Kitabı okudu
GENÇ ADAM Muntazamdır. Disiplinli bir hayatı vardır. Sabah kalkıştan itibaren akşam yatışa kadarki bütün saatleri planlıdır. Ders çalışması, iş hayatı, sorumluluklarının ifâsı, dinlenmesi ve eğlenmesi hepsi bir program dahilindedir. Ne televizyon karşısında ne de internet başında saatlerini harcar, ne de arkadaş gevezeliği ile vaktini boşa geçirir. Başta zaman israfi olmak üzere, her türlü israfa karşıdır. Helal gıdalarla beslenmenin önemine vâkıftır. Yemesi içmesi de prensiplidir. Düzeni bozacak müdahalelere karşı uygun şekilde direnir. Olağandışı haller haricinde program disiplininden asla taviz vermez. Arkadaş ve dostlarının yadırgamaları karşısında pes etmediği gibi, onları da böyle planlı programlı hayata alıştırmaya çalışır. Bu tarz bir yaşayışın ilk dönemleri zor gelse de zaman içerisinde disiplinli hayatın kendisini kısıtlamadığını hatta vaktini bereketlendirdiğini, sağlığını muhafaza ettiğini görecektir. Biz hocalarımızdan; 60 sene aynı saatte traş olanını, bir ömür boyu yemekten iki saat sonrasına kadar ağzına su bile koymayanları tanımış olduk. Bu örnek insan-larla yaptığımiz müşterek çalışmalarda da onların ge-liş-gidişleri dâhil, hiçbir vazifeyi aksatmadıklarına da şahit olduk.
Sayfa 25·Kitabı okudu