Benim için sadece maziyi değil, şimdiki zamanı hayata dahil etmek de yazmaktan geçiyordu. Yazmak hayatın merkezine dalmaktı. Yitirişi tersine çevirmek. Hayata ortasından dalmadıkça insan içindeki boşluktan kurtulamıyordu.
Sizin neslin çok sevdiği tabiriyle anda kalmak diye birşey yok. An, onu düşündüğün saniyede geçmiş denen filmin bir karesine, anıya dönüşüyor. Hayat anılardan başka bir şey değil. Anılar ise kayıpların anlamından ibaret.