Defne Suman

Defne Suman

Yazar
7.3/10
31 Kişi
·
77
Okunma
·
9
Beğeni
·
893
Gösterim
Adı:
Defne Suman
Unvan:
Yazar ve Yoga Eğitmeni
Doğum:
İstanbul, 1974
Defne Suman 1974’te İstanbul’da doğdu. Büyükada’da büyükbabasına ait bir evde büyüdü. Boğaziçi Üniversitesinde daha sonra yüksek lisans derecesini de aldığı Sosyoloji bölümünden mezun oldu. Tayland ve Laos’ta öğretmen olarak çalıştı. Burada Uzak Doğu Felsefesi ve Mistik Disiplinleri üzerine eğitim gördü.
Daha sonra eğitimine Amerika Birleşik Devletleri’nin Oregon eyaletinde devam etti.

Mavi Orman, Şubat 2011, Kural Dışı Yayınevi
Saklambaç, 2013 Hit Kitap
Emanet Zaman, 2015
Çocukken bu oyunun bir sonu olduğuna inanıyordum. Büyüyünce tam olacaktım. Sonra büyüdüm ve anladım ki hayatın kendisi bir mış gibi düzeninde, gerçeğin bir gün geleceğine inanarak uyuyup uyanmakmış.
Bayan Nur küstah değildir. Sevildiğini bilmenin ruhuna tedarik ettiği emin bir hal vardır, o kadar.
... Bir yandan da "dut bizim olacak" diye ellerini ovuşturuyorlardı. Ne demek dut bizim olacak? Devirip kestikten, meyvesini toprağa saçıp canını aldıktan sonra dut ağacının sizin olmasının ne anlamı var?...
Gazetecilik demek hakikati ortaya çıkarmak değildi. Benim lise öğrencisiyle hayal ettiğim gibi toplumu konuşmaya, günahlarıyla yüzleşmeye çağıran, insanları utançtan kurtarıp özgürlüğe taşıyan bir meslek hiç değildi. Gazetecilik olmayan bir gerçeği kurgulamaktı. Sonra da kurgulanan gerçeğe herkesin inanmasını ve hatta boyun eğmesini izlemekti.
440 syf.
·22 günde·Beğendi·8/10
Savaş...
Kurtuluş Savaşı'na uzanan, insanı tarîhî İzmir sokaklarında dolaştıran sıcak, bir okadar yakıcı, öyle ki büyük İzmir yangının dehşetini yaşatan bir hikâye bu...
Siz haklı davanızın savaşını verirken, en naif ve hassas insanın bile canavara dönüştüğünü, en masum insanın en büyük cezaya çarptırıldığını, haksızın haklıya karıştığını, dahası savaşın en çirkin bin bir yüzünü görüyorsunuz!...
Davası ne kadar haklı olursa olsun, her savaş bir cinayettir! dedirten sarsıcı bir kitap! Tavsiye ediyorum
440 syf.
·Beğendi·8/10
"Doğu'nun İncisi" İzmir'in 1900'lerden 1970'lere uzanan tarihiyle harmanlanmış bir Şehrazat masalı...
Edith, Panayota ve Şehrazat… Bu üç kadını birbirlerine bağlayan güçlü bir bağ var sadece Hintli casusun bildiği... Ve de Bornova'daki Levantenleri, Frenk Mahallesi'ndeki Rumları, Haynots'taki Ermenileriyle bir yüzyıla yayılan bu hikâyeyi kucaklayan sımsıcak, yitik İzmir…
360 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
Yazarın okuduğum ilk kitabı yeni çıkanlar da görüp arka kapak yazısını okuyup dikkatimi çekmişti.Şirin Saka’nın 100. yaş doğum gününde aile bireylerinin Heybeliada’ya toplanmasıyla başlayan hikaye, karakterlerin ağzından kendi yaşadıkları olayların tek tek anlatılmasıyla başlıyor.Yazar karakterlerin içsel duygularını çok güzel ifade etmiş.Kitabın ilerleyen sayfalarında Şirin Saka ve Sadık’ın sakladıkları sırlar gün yüzüne çıkmaya başlıyor.En sevdiğim karakter Uşak Sadık kesinlikle Şirin Saka’ya yaşına rağmen bağlılığı beni çok etkiledi.Okurken keyif aldığım bir kitap oldu yazarın kitabına şans vermek isteyenler bakabilirler.
360 syf.
·13 günde·Puan vermedi
#kahvaltisofrası kitabına özellikle de yazarın hayatını, Hayata bakışı açısını okuduktan sonra farklı gözle baktım.
Tabi kitabın konusu özellikle değinmek istediği "Karadeniz Rum Halkının" yaşadığı trajedi, mübadele ve yaşananlar olunca daha da ilgi çekici oldu.
Genel olarak sevdik lakin çok fazla geri dönüş olduğuna ve özellikle "Şirin ve Sadık karakterlerinin" sönük kalmasını eleştirdik.
Çünkü kitapta asıl hikaye onların idi ve son belki de 50 sayfa da çabucak anlatılmıştı.
Tabi yazarın elbet vardır bildiği diye düşünüyorum...
Kitap genel olarak Ada'da geçince daha bir keyifliydi. Hava güzel olaydı gitmek isterdim adaya ve orada okumak isterdim bu kitabı.

Genel olarak benim sevdiğim bir tarzı ve severek, beüenerek okudum kitabı. Hatta başka kitaplarını da okumak istiyorum.
216 syf.
·8/10
Okuması kolay ve keyifli çerez kitaplardan. Yazarın anlatım dili zengin. Yoga ile sarmalanmış bir hayata tanıklık etmek isteyenler için. 08 puanı yazarın dili kullanımda ki ustalığına verdim.
440 syf.
·9 günde·1/10
Hikaye güzel ama kurgusu çok karışık. Daldan dala atlar şekilde yazılmış. Yunan askerlerinin İzmir'den çekilmesinden sonra Türk askerlerinin, şehirde kalan Hristiyan kadınlara tecavüz etmeleri, erkekleri öldürmeleri, evlerini yakıp talan etmeleri bilgisinin doğruluğunu ispatlayabilir mi bu yazar, çok merak ediyorum! Bizim bildiğimiz Türk askeri sırf dini farklı diye bir kadına tecavüz etmez. Ya da biri kalkıp da "Yakanıza Atatürk rozeti takarsanız kimse size dokunmaz" gibi insanların gözünü de korkutmaz. Kitabın bu kısımlarını okurken sinirden titredim. Türk askerlerini bu kadar gaddar nasıl gösterebilir bir yazar? Ve böyle bir kitabı böylesine büyük bir yayınevi nasıl basar? Bilseydim okumazdım bile ama bu kısımlar kitabın sonundaydı maalesef....
360 syf.
·10/10
Blogumdan alintılama yapiyorum.Ünlü Ressam,Şirin Saka'nın douğum gününü kutlamak için bir araya gelen torunları ve çocuklarıNur,Fikret,Selin,arkadaşları Burak.Şirin Hanımın sırdaşı ve hizmetkarı Sadık Usta Büyük Ada'ya gelirler.Ve bu doğum gününde buluşmadan önce bir sürü olay yaşanır.Fikret,kızı Selin'i öperek evden gider ve ortadan kaybolur.Selin,babasını arar ama bulamaz ve kendini kötü hisseder.Fikret'in ortadan kahbolma sebebi ise Şirin Saka ile Sadık Usta'nın arasında bir sır olduğunu düşünmesi ve bu sırrı ortaya çıkarmak için ortadan kaybolmuştur.Selin iyi bir kaleme sahip ve tarafsız bir gazeteci.Burak iseyaşadıklarınsan dolayı sert gözükse de özünde iyi biridir.Korumacı,annesine düşkün bir karakter.Nur ise yeni sevgili yapiyor,durmadan ve Burak'ın dibinden ayrılamayan bir tip.Çünkü Burak'ı

seviyor,Burak ise Selin'i.

Doğum gününde ise saklanan kimlikler,saklanan sırlar ortaya bir bir çıkarken Selin ile Burak'ın aşkları gerçek aşk'a dönuşüyor ve sağlam temelleri atılıyor.Kendimize,ailemize ve yakın arksdaşlarımızı önceliklerimizden sonraya bıraktığımız için ve kimliğimizi,sırlarımızı iyice sakladığımız için hem kendimize hemde ailemize,gerçek dostlarımızla aramıza bir duvar örüyoruz,farkında olmadan.

Beni düşündüren bir kitap oldu.Tavsiye ederim.Keyifli okumalar. :)
360 syf.
·Puan vermedi
Aile romanlarını ve filmlerini çok severim. Her bir karakterin esere kattıkları duyguları ,düşünceleri, birbirleri ile bağlantıları ,kesişen yollarını , okumaya ,izlemeye bayılırım .
Bu kitapta da sevgili Defne Suman, karakterlerin içsel duygularını çok güzel ifade etmiş anlatmış
Kitap çok akıcı bir dille yazılmış okuması çok keyifli .. Dört anlatıcı tarafından aktarılan , zamanlar ve mekânlar arasında yolculuk eden roman, büyük adada geçen , aile, ilişkiler saklanan kimlikler, saklanan sırlar, kadın erkek ilişkileri ,aşk ,bağlılık ,atalardan bize aktarılan duygular ,‘’Karadeniz Rum Halkının" yaşadığı trajedi, mübadele ve yaşananlar etrafında oluşuyor ve sizi alıp götürüyor ..
Yazar birey olarak yaşadığımız acıların aslında ailenin uzun bir zincirinin ucundan bize dokunduğunu anlatıyor .
Sizce kim olduğumuzu anlamak geçmişimizi bilmek ile mi olur ?
Bence evet …Bu konu ile ilgili aile dizimini deneyimlememiş dostlara da deneyimlemeleri tavsiyemdir.
Sözün özü kitaba bayıldım ve sevgili Defne Suman'ın bütün kitaplarını okumak okumak istiyorum.. Çok tavsiyemdir..

Yazarın biyografisi

Adı:
Defne Suman
Unvan:
Yazar ve Yoga Eğitmeni
Doğum:
İstanbul, 1974
Defne Suman 1974’te İstanbul’da doğdu. Büyükada’da büyükbabasına ait bir evde büyüdü. Boğaziçi Üniversitesinde daha sonra yüksek lisans derecesini de aldığı Sosyoloji bölümünden mezun oldu. Tayland ve Laos’ta öğretmen olarak çalıştı. Burada Uzak Doğu Felsefesi ve Mistik Disiplinleri üzerine eğitim gördü.
Daha sonra eğitimine Amerika Birleşik Devletleri’nin Oregon eyaletinde devam etti.

Mavi Orman, Şubat 2011, Kural Dışı Yayınevi
Saklambaç, 2013 Hit Kitap
Emanet Zaman, 2015

Yazar istatistikleri

  • 9 okur beğendi.
  • 77 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 33 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.