Bir öğleden sonra, saat 1 5:30 gibi Copacabana'da bir barın önünden geçerken birdenbire canım çılgın gibi içki içmek istedi. "Evet, içki şu anda tam istediğim şey. Şuraya girip içki içeceğim!" Bara doğru yürümeye başlayınca kendi kendime düşündüm."Bir dakika! Tam ikindi vakti olmuş ve ben ortada hiçbir sosyal gereklilik yokken içki istiyorum. İçimdeki bu içki içme isteği de neyin nesi?" Korkmuştum.
O gün den sonra bir daha asla içmedim. Tabii ki durumumun öyle tehlikeli olmadığının farkındaydım, çünkü içmemeye çok kolay alıştım. Ama yine de sebebini anlayamadığım o güçlü istek beni ürkütmüştü. Anlayacağınız, düşünmek eyleminden çok büyük zevk alıyordum ve herhangi bir şeyin bu zevki veren makineyi bozmasına izin veremezdim. Aynı sebepten dolayı halüsinasyonlara olan aşın merakıma rağmen LSD denemeyi de reddettim.
Bütün ilke şudur: Erkek, bir centilmen olduğunu göstermek peşindedir. Kaba, beleşçi veya pinti biri gibi tanınmak istemez. Kız, bunu bildiği sürece, adama istediğini yaptırtmak onun İçin çocuk oyuncağıdır."
Onların istediği şeyleri başarmak ve benden bekledikleri adam olmak için hiçbir sorumluluğumun olmaması harika bir şeydi. Benden bekledikleri gibi olmam konusunda hiçbir sorumluluğum yok. Bu benim başarısızlığım değil, onların hatası olur.