Çocukluktan itibaren bize, bazı şeylerin iyi, diğerlerinin ise kötü olduğu söylendi. Bunlardan bahseden kişiler, kendi hareketlerinin izlerini bizde bıraktılar. Bu fikirleri, aynı şekilde izlemeye ve bu kişilerle aynı şeyleri yapmaya, aynı tutkuları paylaşmaya alıştık. Artık her şeyi gerçek değerleriyle değil, insanların gözünde tuttukları değerle yargılamaktayız.
İnsanlar ne der?” sorusuna boyun eğmek, hiçbir orijinalliği olmayan hoş ve kibar insanlar yaratır. Hepsi de başkalarının ellerindeki iplerle harekete geçen, güzel ve mekanik kuklalardır. En dehşet verici anlarda bile hissettikleri, sadece geleneksel duygulardır.