Düşün ki aramızda bir terazi kurduk. Karşılıklı olarak birbirimize ne kattığımızı o terazide görebiliyoruz. Dengeyi tam tutturamasak bile kefeler yakınsa, demek ki ikimiz de elimizden geleni yapmışız, karşılıklı bir şeyler verebilmişiz.
Ama kefelerden biri diğerine ağır basıyorsa, işte o zaman havada kalan taraf hep bir eksikliği gösterir. Alma–verme dengesi korunamamış olur.
Ben öyle çok şey yapmışım ki; “Canım sen zahmet etme, yorulma, ben seni gideceğin yere kadar bırakırım” demişim. O kadar taşımışım ki, “Bunu da yapmazsam ayıp olur” diye düşünmüşüm. Tek beklentim, bıraktığım yerden geri dönmemeni sağlamak. Yani emeğimin, çabamın yarı yolda kalmaması.