Yaşadığımız dünyada insanın hayattaki rol ve sorumlulukları, külfet ve zorunluluk olarak takdim ediliyor. Bu sebeple annelik, babalık, evlatlık, kardeşlik, eş olmak, bir meslek erbabı olmak gibi çeşitli görev alanlarını temsil eden hayatımızdaki her bir rol, şükür vesilesi olması gerekirken şikâyete dönüşüyor.
Dolayısıyla sorumlulukları sorun olarak görmek, sorumluluğun onurunu yaşamamıza engel oluyor.
Hayat; her gün yenilenen, yeniden ikram edilen mucizevi bir nimettir. Bu olağanüstü ikram, ancak var olmanın farkındalığı ve tefekkürü ile anlam kazanır.